Kapat !


2013’ü kapatıp 2014’e göz kırparken…

2014 yılı gelişmekte olan ülkelerin kendi içlerinde ayrıştığı bir yıl olacak. Bu süreçte yeni koşullara adapte olanlar ayakta kalırken diğerleri elenecek, Kısacası çürük elmalar ayıklanacak…

BU haftaki yorumumuzda kısa vadeli analizlerimizin yanında 2014’e ilişkin beklentilerimize de yer vermeye çalışacağız.

2013’ü FED Başkanı Ben Bernanke’nin tahvil alım programının azaltılabileceği mesajını verdiği 22 Mayıs öncesi ve sonrası diye ikiye ayırabiliriz. Bu tarihten sonraki süreci, FED’in çıkış stratejilerini dillendirdiği ve gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkelerin ayrıştığı yıl olarak özetlemek mümkün.

2014’ün ise gelişmekte olan ülkelerin kendi içinde ayrıştığı bir yıl olacağını düşünüyoruz. Bu süreçte yeni koşullara adapte olanlar ayakta kalacak başka bir ifade ile çürük elmalar ayıklanacak.

YENİ SÜRECE KİMLER ADAPTE OLACAK?

2014, dalgalı bir yıl olacağa benziyor. 2014 gelişmekte olan ülkeler için geçiş yılı olacak. Bu nedenle yılın ilk yarısında bu ülkeler net bir tablo oluşturamayabilir. Yeni koşullara adapte olabilen ülkelerin hisse senetleri tarafında 2013 yılındaki negatif ayrışma 2014’ün ikinci yansında yerini gelişmiş ekonomilerle paralel seyre dönüştürebilir. Hatta bazı GOP’lar (Gelişmekte olan piyasalar) daha iyi primler de sergileyebilir. Hatta bu ülkeler içinde yeni konjonktüre adapte olarak makro göstergelerini bozmadan büyümeyi başarabilen ülkeler 2014″ün özellikle ikinci yarısının favorileri olabilir. Türkiye’ye gelince… İçeride ana gündem siyaset olacak. Özellikle mart yerel seçimleri ardından haziran-ağus-tos dönemindeki cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde riskler daha da öne çıkacak.

Siyasette durum netleşmeye başladıktan sonra 2012 yılını beklemede geçiren kredi derecelendirme kuruluşlarının hareketleri izlenmeye başlanacak. Belirsizlik katsayısına göre yılın ikinci ayrısında “not artışı” ya da “not indirimi” senaryoları gündeme gelebilir. Önümüzdeki yılın ikinci yarısında ana yönü buradaki beklenti belirleyebilir.

2014’ÜN İLK ÇEYREĞİ BELİRSİZ

Yılın sonuna geliyoruz cuma günü açıklanan ve beklentilerin üzerinde artış gösteren ABD tarım dışı istihdam verisine rağmen FED’in tahvil alım programım azaltabileceği beklentisi ötelenmiş görünüyor. Hafta içinde gelen her olumlu veride, bu olasılığı satan piyasaların söz konusu veri ardından bu denli hızlı karar değiştirmiş olması da dikkat çekiciydi. Bu nedenle biz cuma günü oluşan iyimserliğin bu hafta başında teyit edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bununla birlikte henüz ‘en kötüsü geride kaldı’ demek için erken olsa da yılın geri kalanında çok büyük risk unsuru kalmadı. Bu nedenle yeni yılın ilk haftalarına kadar olacak süreçte olası geri çekilmeler alım fırsatı oluşturabilir. Fakat yılın ilk çeyreğinin gerek küresel piyasalar gerekse Türkiye için oldukça zorlu geçebileceğini göz önünde bulundurmak ve coşkuyu abartmamak faydalı olur.

Bu dönemde ortaya çıkabilecek riskler borsalarda kalıcı bir yükseliş yaşanma olasılığını sınırlıyor. Bu nedenle önümüzdeki yılın ilk çeyreğinin stratejisi “yükseldikçe sat” ya da “stopla bekle” şeklinde özetlenebilir. Piyasalar için en belirsiz dönemin bu zaman dilimi olacağını düşünüyoruz. İlk anda akla gelen riskleri ise şu şekilde sıralayabiliriz:

• 15 Ocak, ABD’de hükümetin kapanma riski

• 31 Ocak, FED Başkam’mn değişmesi

• 7 Şubat, ABD borç tavam sorunu

• 30 Mart, yerel seçimleri

• FED’in tahvil alım programına dair tartışmalar (18 Ara-lık’taki toplantıda karar verilmemiş ise).

Dolar/TL’de önümüzdeki yıl…

Dolar/TL de mayıs ayında başlayan sert yükselişin ardından ağustos ayı sonrasında yeni dengesini buldu. Bu denge 1.95-2.05 aralığı oldu. Bu aralık içindeki salınım devam ettiği sürece kurda mevcut konjonktürde önemli bir değişim olmadığı sonucunu çıkarmak mümkün olacak. Kur bir süre bu aralık içinde baskılanmaya çalışılacak. Yani 1.95’e yaklaşıldıkça yeni alıcılar 2.05’e yaklaşıldıkça da yeni satıcılar piyasaya girecek. Kısa vadede bu kanal takip edilse de önümüzdeki yılı kapsayacak uzun vadeli perspektifte kurun nominal olarak değerlenmesi söz konusu olabilir. Bu da kurun 2.15-2.20 aralığına çıkabileceği anlamına geliyor. Teknik olarak ise mayıs ayında başlayan yükselen kanal hareketi ağustos ayıyla birlikte yataylaşma (1.95-2.05 aralığı} gösterse de devam ediyor. Bu kanal önümüzdeki yıl içinde 1.98/2.00 TL civarında, diplerin 2.15-1.17civarında da zirvelerin oluşacağı şekilde devam edebilir. Kurda önümüzdeki süreçte 1.98 altında olacak hareketler, birkaç hafta üst üste olacak kapanışlarla teyit edilemediği sürece kısa süreli sarkmalar olarak yorumlanabilir. Özetle önümüzdeki dönemde 1.95 altındaki kalıcı rakamları çok olası görmüyoruz. TL’nin nominal değer kaybıyla birlikte önümüzdeki yıl Dolar/TL’de 2.15-2.20 aralığı gündeme gelebilir.

2014 tarımsal ürünlerin yılı olabilir

2011’in ortalarından itibaren mısır, kahve, şeker gibi tarımsal ürünlerde fiyatlar sert bir düşüş göstererek uzun vadeli ortalamalarının altına geriledi.

Küresel ekonomideki toparlanmayla birlikte bu ürünlerin fiyatları da yeniden yükselişe geçebilir.

2014 yılı içinde en fazla potansiyel vaat edenler arasında bizce tarımsal ürünler yer almakta. Grafik kahveye ait, mısır ve buğdayda da benzer grafikler olduğu için ayrı ayrı paylaşmaya gerek duymadık. Biz temei olarak da bu ürünlerde aşağıda çok fazla yer kalmadığını düşünüyoruz.

Altın ve kıymetli madenler dip yapabilir

Gelişmiş ülkelerin çıkış stratejilerini başlatabileceği beklentisi altın başta olmak üzere kıymetli madenler tarafında büyük ölçüde fiyatlara yansıtıldı. Yılın ilk bölümünde bu süreç bir süre daha devam edebilir; ama bu sürdürülebilir görünmüyor. Altın için çıkarma, işleme, vergi, sigorta vs. şeklindeki tüm maliyetlerin toplamının dahi! edildiği ons maliyeti için ortalamalar 950 ile 1.300 dolar aralığında ifade diliyor. Fiyatlar spekülatif nedenlerle bu bandın alt sınırına yaklaşabilecek olsa da orta ve uzun vadede bu sürdürülebilir durmuyor. Bu bandın alt sınırına yakın yapılabilecek maliyetler orta ev uzun vadede yüksek primler sunabilir.

Kısa vadede ise 1.215 dolar ile 1.250 ve ardından 1.270 doları takip edeceğiz. 1.270 dolar aşılamadığı sürece altında olacak tüm yükselişlere temkinli yaklaşmak gerekir.

BIST-100’de yılın ilk çeyreği sancılı geçecek

Biz bu dönemde yurtiçi piyasaların gelişmiş ve diğer gelişmekte olan piyasalara nazaran performansının düşük kalacağını düşünüyoruz. BİST-100’de ilk çeyrekte yükselişler görülebilir ama biz 81.000 üzerinde kalıcı bir hareket oluşma ihtimalini düşük görüyoruz. Aşağı yönlü baskıların şiddetinde

ise yurtdışı belirleyici olacak. 200 haftalık ortalama [şu sıralarda 66.000 civarında bulunuyor) trenddeki sert bir dönüşüm ihtimali için izlenmeli.

Kısa vadede baktığımızda ise bu hafta 74.500 üzerinde olacak kapanışlar yeni alıcıları çekebilir. Bu durumda 77.000/78.500

hedefli yeni bîr yükseliş dalgası daha görebiliriz. Aksi durumda yani 74.500 aşılamazsa alım yapmak için aceleci olunmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu durumda 71.000/72.000 aralığı gündeme gelebilir. Bu bölgede tutunma gerçekleşirse başlayacak ilk tepkide kısa vade [3-4 hafta) için alım düşünülebilir. Yapılacak alımlarda olası bir terste kalma durumunda 70.000 altında stop loss yapılmalı, kar alımı içinse 77.000 civarı beklenmeli.


forivia

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir