Kapat !


New York Uluslararası Otomobil Fuarına Robotlar Damga Vurdu

New York Uluslararası Otomobil Fuarı’na güçlü yeni nesil otomobillerle robotlar damga vurdu. Bazı firmalar otomobillerinin yanı sıra robot teknolojilerini de tanıttı…

ABD’NİN New York kenti, geçtiğimiz hafta bir otomobil ve robot şovuna sahne oldu. 1900 yılından beri yapılmakta olan New York Uluslararası Otomobil Fuarı, bu yıl da binlerce meraklıyı cez-betmeyi başardı. Dünya pek çok ekonomik kriz, bunalım, petrol krizi, duraklama, gerileme yaşamış olsa da fuar, şirketlerin ve tüketicilerin ilgisini hiçbir zaman kaybetmedi.

Manhattan’m Jacob Javits Kongre Merkezi’nde düzenlenen fuara ilgi beklenenin de üzerindeydi. ABD’li senatör Jacob Javits’in adına yapılan merkez, 170 bin metrekarelik fuar alanına sahip.

Bu yıl fazla yeni model yoktu, ilgiyi artırmak için bazı şirketler robotları kullanmayı tercih etti. Honda’nın basın toplantısına gelen gazeteciler, görevlilerle değil, şirketin ünlü robotu ASIMO ile karşılaştı. ASIMO, aradan geçen 14 yıllık geliştirme döneminden sonra artık bir “insan” gibi olmuştu. Basın toplantısını başından sonuna kadar başarıyla yönetti. Sonunda da müthiş bir dans gösterisi sundu. Parmaklarını tek tek hareket ettirebilen, hoplayıp zıplayan, bir insandan ayırt edilemeyecek jest ve mimikler yapan ASIMO gazetecileri bile hayrete düşürdü. ASIMO, 130 santimetre boyunda, 48 kilogram insansı bir robot. Saatte 6 kilometre hızla yürüyebiliyor. Merdiven çıkıp inebiliyor. Bataryaları, bir saat boyunca bağımsız hareket etmesine imkan tanıyor. En önemli özelliklerinden biri de Japonca ve İngilizce işaret dilini çok iyi biliyor olması.

Biz yine fuara dönelim. Fuarın ruhunu yansıttığını düşündüğümüz beş otomobil seçtik…

Aston Martin DB9

Ingilizlerin gururu DB serisine devam ediyor, ilk olarak Frankfurt Otomobil Fuarı’nda görücüye çıkan DB serisi, DB7’nin ardından DB9 ile sürüyor. Tam bir “grand tourer”. Otomobilin çok büyük bölümü alüminyumdan yapıldı. Hacmi 6 litre olan V12 motoru, tam bir canavar. 295 km maksimum hızı var. Sıfırdan 100 km hıza, sadece 4.1 saniyede çıkıyor. Eleştirmenler hem dış görünümüne hem de iç tasarımına tam puan verdi. İçeride bazı alüminyum parçalar, karbon elyafı ve kevlarla (karbon kökenli lifler) değiştirildi. Özellikle koltuklar bu malzemelerle daha da hafif. Maksimum hızı, kullanım rahatlığı, küçük arka koltukları, uydu navigasyon sistemi ise eleştiri topluyor. Karbon seramik frenler standart. Önceki modellerde olduğu gibi opsiyonel değil. DB9’u “convertible” ve “coupe” olarak bulmak da mümkün. DB kısaltması, Aston Martin’in sahibi David Brown’dan (1904-1993) geliyor. Brown, şirket tarihinin büyük bölümünde önemli bir yere sahip. DB9’un yılda bin 500 adet üretilmesi planlanıyor.

BMW M4

Almanlar, yüksek performans otomobili deyince hemen ön plana çıkmayı başarıyor. İşte BMW’nin Motorsport Departma-nı’nm geliştirdiği yepyeni bir model daha. M3’ün yerini alan

M4, son derece güçlü, en küçük gaz pedalı hareketine anında cevap veren seri, dinamik bir motora sahip. Aerodinamik karoseri, fren sistemi ve süspansiyonları tekrar elden geçirilen M4, geçen yıl kon-sept otomobil olarak tanıtılmıştı. BMW artık bu otomobili seri olarak üretiyor ve 2015’te de üretimine devam edeceğinin sinyalini veriyor. Çift türbo şarjlı motoru, 430 hp gücünde. Altı vitesli manuel ve yedi vitesli yarı otomatik seçenekleri mevcut. Yedi vitesli model, sıfırdan 100 km’ye 3.9 saniyede çıkıyor. Mavi ve altın sarısı renklerde piyasaya sunuluyor.

Ford Mustang

O bir efsane. Ford’un otomobil dahisi yöneticisi Lee Iacocca, 1964 yılında gençler için hem hızlı hem de spor bir otomobil tasarlarken görüntüsünün zarafetine de dikkat etmişti. Ortaya çıkan otomobile, kuzey Amerika bozkırlarında başıboş dolaşan yılkı atları mustang’in adını da marka olarak seçti. O kadar beğenildi ki, bugünün gençliği, “altıncı jenerasyon” Mustang’leri

kullanıyor. Ford yöneticileri kılı kırk yardı ve 2015 modeli için çok titiz ve seçici davrandı. Almanya’nın Köln kentindeki desinatörler, yeni modeli yöneticilere beğendirmek için çok sayıda çizim yaptı. Yeni modelin motorunda üç seçenek var. 5 litre V8, 3.7 litre V6 ve 2.3 litre “ecoboost” motor. Geniş iç hacim, geniş arka koltuklar, gizli aydınlatmalar, gelişmiş iletişim sistemi, dokunmaya gerek bırakmadan sözlü komutlarla çalışan kontrol sistemleri, motoru anahtarsız çalıştırma, kullanıcının cebindeki kartı otomatik algılayıp kapı kilitlerini açan sistem, dikiz aynalarının kör noktalarında kalan araçları radarla bulup sürücüyü uyaran donanım, özelliklerinden sadece birkaçı.

Porsche Boxster

Motoru ortada konumlandırılmış iki kişilik bir “roadster”. Altı silindirli düz motoru, 2.5 litre hacminde. Boxster’larm ilk jenerasyonu 1996’da piyasaya sunulmuştu. Şirketin Almanya/Stuttgart’taki tesislerinde üretilen otomobiller çok beğenildi ve arkasından ikinci kuşak modeller geldi. Adım “boxer” motorlardan alı-
yor. Speedster’lerden örnek alınarak ve Toyota ile işbirliği yapılarak üretilen bu otomobil, Porsche’nin motoru önde veya arkada olmayan tek modeli. Çok az makyaj geçiren otomobil, elektro-mekanik motor ve bagaj kapakları ile donatılmış. Amber rengi göstergeler ise açık renkli göstergelerle değiştirilmiş. Tamponlar ve tekerlek jantları da hafif bir değişikliğe uğramış. Ağırlık merkezinin aşağıda olması ve dengeli ağırlık dağılımı, otomobili yolda son derece istikrarlı bir hale getiriyor.

Lamborghini Murcielago

İtalyanların ünlü lüks spor otomobil markası. 2001’de tanıtıldı. Diablo’nun halefi olarak piyasaya sunuldu. Volkswagen’in sahipliğindeki Audi ortaklığı ile İtalyan tasarım ve teknolojisinin yoğun sentezi. Tasarımı, Peru asıllı Belçikalı Luc Donckerwolke tarafından yapılan otomobil, 6.5 litrelik, 572 hp gücünde V12 motora sahip. Altı vitesi otomatik ya da yarı otomatik. Maksimum hızı 340 km. Ağırlığı 1.5 ton olmasına rağmen sıfırdan 100 km hıza 3.2 saniyede çıkıyor. En önemli özelliklerinden biri kapılarının makas gibi aşağı yukarı açılıp kapanması. Çin pazarına da sunulan ve çok beğenilen otomobil adını, 1879 yılının ünlü boğası Murcielago’dan almış. Murcielago, boğa güreşi sırasında 24 bıçak darbesi almış ama ölmemişti. Toreador da onurlu davranarak boğanın hayatını bağışlamıştı.


forivia

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir