Kapat !


AB’de iştiraklerin vergilendirilme yöntemi değişiyor

Avrupa BirliğVnin kronik hastalığı vergi ödememe ve vergiden kaçınma sorunu, yeni çıkarılan kapsamlı bir yönerge ile çözümlenmeye çalışılacak…

AVRUPA Birliği Komisyonu’nda vergi konularından sorumlu komiser Algirdas Semeta, geçtiğimiz günlerde iştiraklerle ilgili olarak var olan yönergenin değiştirilmesi ve böylece AB’de faaliyet gösteren şirketlerin grup içinde yaptığı ödemelerin farklı vergilefe tabi olmasını veya vergiden tümden muaf olmasını engellemek için yeni bir yönerge taslağı hazırladı.

Yönergenin 2014 Aralık ayı sonunda yürürlüğe girmesi planlanıyor.

AB içinde farklı üye devletlerde çalışan ve birbirinin iştiraki olan şirketler var. Bu şirketlerden bir bölümü yaptığı temettü ödemelerinde vergi dışı tutulurken, bir bölümünde ise çifte vergilendirme söz konusu oluyor. Çoğu kez de yaptıkları düzenlemelerle vergi muafiyeti elde ediyorlar. İşte Bayan Algirdas Semeta bunu düzeltmek konusunda kararlı.

ÇİFTE VERGİLENDİRMEME ÖNLENECEK

Bu çalışmaların hedefinde, AB’nin iştirakler için çıkardığı ana şirket-yavru şirket yönergesinin reforme edilmesi ile vergi dürüstü şirketlerin iç pazarda rahatça çalışabilmesi ve agresif vergi planlamasından kurtulabilme çabası var. 2012 yılında vergi kaçakçılığının önlenmesi kapsamında başlayan bu proje bu güne kadar geldi.

Ana şirket-yavru şirket yönergesi, 23 Temmuz 1990, 90/435/EWG sayılı bir düzenleme. İştirakler arasında AB içinde temettülerin vergilendirilmesini düzenliyor. Bir iştirakten söz edebilmek için bir şirketin diğer şirketteki iştirak payının en az yüzde 10 olması gerekiyor. 2006 yılında yüzde 20, 2008 yılında yüzde 15 olan bu oran 2008 yılından itibaren yüzde 10’a düşürüldü. Tabii bu oran güçlükleri artırıyor.

Semeta, AB’nin vergi politikasında şirketler için vergi zorlukların kaldırılması ve sınır aşan çifte vergilendirmeyi önleme gibi sorunların çözümünün öngörüldüğünü ifade ediyor. Böylece hem vergi girişi artacak hem de rekabet daha dürüst olarak gerçekleşecek.

Ana şirket ve yavru şirket ilişkisinde ise farklı ülkelerde bulunan ve tek bir gruba ait şirketlerin gelirlerinin çifte vergilendirmeye tabi olması engellenecek. Bazı şirketler ulusal vergi hükümlerinin çelişkilerinden yararlanarak tüm üye ülkelerde vergiden muaf olmaya çalışıyorlar. Bu suistimale ise, “çifte vergiyi önleme” değil, “çifte vergilendimeme” deniyor.

Yeni yönergeye göre, üye devletler bu suistimallerin önlenmesi için yeni hükümler koyacaklar. Böylece vergiden kaçmak için yapay düzenlemeler engellenecek ve gerçek ekonomik öz vergilendirilecek.

HİBRİT TAHVİLLER DÜZENLENİYOR

Vergi planlamasına yönelik olarak “hibrit tahvillere” de vergi bağışıklığı sağlanmayacak. İkili sistemin birbirine bağlanması demek olan hibrit sözcüğünden adım alan tahviller, ana sermaye gibi olan, ancak tahsil bakımından ikinci derecede bulunan çok uzun vadeli veya vadesiz tahviller olarak kabul ediliyor. Bunları çıkaran şirketler feshedebiliyor. Bu borç senetlerinin daha önce belirlenen bir vadede feshi de mümkün. Bunların kupon ödemeleri ise ertelenebilir nitelikte.

Bilinen alışılmış tahviller için faiz ödemelerine karşılık hibrit tahvillerin sahipleri girdikleri bu riziko karşısında daha yüksek bir tazminat alabilecekler ve bunu şirketin iflas aşamasında da ileri sürebilecekler.

Hibrit tahviller ana şirket ve yavru şirket arasında söz konusu olduğu için sermaye iflastan kaçırılabiliyor. İşte yeni yönerge ile tahviller artık vergi dışı tutulamayacak.

Bu tür ödemeler bugüne kadar ana şirket için borç ödemesi kapsamında ele alınıp vergilendirilmiyordu.

Sonuçta, farklı ülkelerde olsalar da ne ana şirket ne de yavru şirket vergi ödemiyordu.

Yeni düzenlemede, hibrit tahvili benzeri borçlanmalara ilişkin ödemeler, yavru şirketin bulunduğu devlette vergi dışı tutulup, ana şirketin bulunduğu devlette vergilendirmeye tabi tutulacak. Böylece sınır aşan şirketlerde grup içi ödemeler çifte vergilendirmeyi önleme kapsamı içinde olmayacak.

Şirketlerin vergilendirilmesi konusu birçok AB ve AB dışı ülkenin öncelikli gündeminde.

Konu özellikle G20 ve G8 zirvelerinde defalarca ele alındı ve acil müdahale ihtiyacı ifade edildi. Şimdi bunun gereği yapılıyor. Türkiye de bu sürecin dışında kalmayacak.


forivia

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir