Kapat !


Avrupa’da parasal genişleme beklentisi

Avrupa’da parasal genişleme beklentisi piyasalarda yeni bir coşku yarattı. Dolar ve faiz düşüyor, cari açık daralıyor. Ekonomistler yeniden dengelemeye dikkat derken, bir kısım uzman ise dünyada yeni bir balon endişesi taşıyor…

DÜNYA ekonomisinde yavaş ve sancılı nomisindeki toparlanma daha güçlü, da olsa toparlanma sürüyor. ABD eko- Buna karşın, Avrupa’da yıllardan sonra resesyon sona eriyor. Euro bölgesinde bu yıl yüzde l’in üzerinde büyüme bekleniyor. Küresel ekonomi için ‘en kötü geride kaldı’ yorumu yapılıyor. ABD ve Avrupa ekonomileri ayağa kalkarken, dünyanın geri kalanı için de iki müjdeli haber var. ABD Merkez Bankası (FED) şimdilik faiz artırmayacağı mesajı verirken Avrupa Merkez Bankası (ECB) 800 milyar euro olağanüstü parasal genişleme beklentisi yarattı. Bu iki gelişme Türkiye ile birlikte gelişen ülkeler için yeni bir yükseliş dalgasının fitilini ateşledi.

İç piyasalarda coşku devam ediyor. Yakm zamana kadar ‘yükselişi nasıl tutulacak’ diye endişe yaratırken, dolar yeni destek seviyelerini test ediyor. 2.06’ya kadar gerileyen dolar kuru için bundan sonra 2.05’in altı konuşuluyor. Faiz cephesinde de benzer bir düşüş eğilimi devam ediyor. Gösterge niteliğindeki bono-tahvil faizi tek hanede istikrar kazanırken yüzde 9 seviyelerini test etmesi bekleniyor. Dış konjonktürdeki gelişmeler içerde ekonomiyi olumlu etkiliyor. Keza, euro bölgesindeki toparlanmaya paralel olarak ihracatımız artmaya devam ediyor. Bu artışta kurdaki yükselişin de olumlu katkısı var. Bu aynı zamanda büyüme için olumlu. Yüksek kur ihracatı artırırken ithalatı düşürdüğü için cari açık geriliyor.

ÜLKE RİSKİ DÜŞÜYOR

Önceki yazılarımızda sık sık dile getirmiştik. Sanayi üretimi de ihracat artışının da etkisiyle artmaya devam ediyor. Yabancı fon girişi CDS spre-ad’lerimizi (ülke risk primi) aşağı çekiyor.

Ayrıca Rusya’ya uygulanan ambargo bu ekonomiden yabancı kaynak çıkışma yol açıyor. Bu durumda bir ölçüde Türkiye’ye yönelen yabancı kaynakların ülkemizin finansman ihtiyacını karşılamaktaki olumlu etkisi devam edecek.

Ekonomistlere göre, Türkiye’de piyasalar ve ekonomi yeni bir dengelenme süreci yaşıyor. Ancak bunun sürdürülebilirliği önemli. Çünkü Avrupa’da parasal genişleme kararı için haziran ayı bekleniyor. Bu tarihte beklenen olmazsa tersine bir gelişme de yaşanabilir.

“DÖVİZ BOZUP BONO ALIYORLAR”

TEB Portföy Genel Müdürü Ömer Yenidoğan, dünyada yeni bir parasal genişleme beklentisiyle gelişen ülkelere sermaye girişi olduğunu belirtiyor ve bundan Türkiye’nin de faydalandığını söylüyor. Yenido-ğan’a göre, dünyada 20 Mart’tan bu yana gelişen ülkelere para giriyor. İçeride hem dolar, hem faizler düşüyor; özellikle bonoya yabancı sermaye giriyor. Türkiye’ye giren yabancı döviz bozuyor, bono alıyor, bu da faizleri düşürüyor. Esas talep bonoya. İç dinamiklerde belirsizliğin kalkması da bu durumu destekliyor. Ancak bunun ne kadar süreceğini kestirmek mümkün değil.

Global Source Türkiye ekonomisti Murat Üçer ise, Avrupa Merkez Bankası’mn parasal genişleme beklentisiyle birlikte dünyada yeniden bir ‘bol para’ döneminin başladığına dikkat çekiyor. Türkiye’nin de 30 Mart öncesi ve sonrası olmak üzere iki dönemi de yaşadığını söyleyen Üçer, gelişen ülkeler için üç ay öncesine göre daha olumlu şartlar oluşmaya başladığına dikkat çekiyor. Üçer’e göre, Türkiye’nin yeniden dengelenme ihtiyacı vardı. Şimdi beklenenden daha güçlü bir fırsat yakalandı. Ancak bunun sürdürülebilirliği tartışmalı. Gelişmeler sorunların çözüldüğü anlamına gelmiyor. Murat Üçer, enflasyonun yüzde 7-8 aralığında olduğu bir ortamda bono faizlerinin yüzde 9’a geldiğine dikkat çekerek, reel Murat üçer faizin yüzde 1.5-2 olmasının düşük kaldığını ifade ediyor. Üçer, ekonomi için bu yıl 3-7-7 formülü (yüzde 3 büyüme, yüzde 7 cari açık ve yüzde 7 enflasyon) öngörüyor.

“YENİ BALON MU OLUŞUYOR?”

Bahçeşehir Üniversitesi İİBF Dekanı Prof. Dr. Necip Çakır ise, piyasadaki olumlu havaya rağmen ekonomi politikaları açısından sorunlar olduğuna dikkat çekiyor. Çakır’a göre, TL son dönemde çok değer kaybetmişti. Şimdi onu biraz geri alıyor. Dolar biraz ucuzladığı zaman hemen satın alınmaya başlıyor. Finansal piyasalarda ciddi şekilde balon konuşulmaya başlanmış durumda.

Son dönemde TL mevduatta 2 milyar TL’lik düşüş, dolar mevduatında ise 17 milyar dolarlık artış var. Halen TL dolarla ikame ediliyor. Bu arada Necip Çakır, Merkez Bankası’ndan kısa vadede çok fazla bir faiz indirimi beklemiyor. Çakır’a göre, reel faiz olarak bakarsak enflasyon yükseldi. Yüzde 0.6 civarında bir reel faiz var. Bu reel faizin düştüğünü gösteriyor. Önemli olan reel faiz, nominalin önemi yok. Çakır, “Yükselen enflasyondan ötürü faiz düşmüş denilebilir” diyor.

“FAİZ HALEN YÜKSEK”

Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Macit ise, şu anda Türkiye’de politika faizinin diğer gelişen ülkelere göre yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle Türkiye’nin yabancı yatırımların tercih sebebi olduğunu belirtiyor. Macit’e göre, Merkez Bankası faizleri indirecekmiş gibi bir algı oluştu. Bu algıdan dolayı bonoya talep var. Bu talep faizi aşağı çekiyor. Macit buna karşın faiz ve kurdaki düşüşün kalıcı olacağını düşünmüyor ve “ECB’nin parasal genişleme beklentisi de sermaye hareketlerini kamçıladı. Şu anda beklenti haziran ayma kaldı. Bekle gör deniliyor.

Beklenti fos çıkarsa tekrar faiz ve kur yukarı gider” diyor.


forivia

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir