Avrupa’da parasal genişleme ve faiz indirimi bekleniyor

Avrupa’da parasal genişleme ve faiz indirimi bekleniyor. İçeride faiz ve dolar aşağı yönlü iken 2014 için büyüme beklentileri yukarı revizyon aşamasında. Ekonomi çevreleri tahminlerini değiştirmek için haziran ayını bekliyor…

PİYASALAR haziran ayını bekliyor. Aynı dönem için dünya ekonomisi açısından da önemli gelişmeler söz konusu. Avrupa tarafında ise heyecanla beklenen parasal genişlemenin boyutu belli olacak. Ayrıca kademeli faiz indirimi de gündeme gelebilir. ABD ekonomisi de toparlanmaya başladığı için yeni bir olumlu hava piyasaları sarmış durumda. İçeride son birkaç aydır yeni sermaye girişleriyle piyasalarda bahar havası var. Bütün bu gelişmeler ekonomide beklentileri düzeltiyor.

Makro görünümdeki düzelme 2014 yılı büyümesi için beklentileri etkilemeye başladı. Yılın başında hem dış konjonktür hem iç piyasalardaki dalgalanma nedeniyle ekonomide düşük büyüme beklentileri yaygınlaşmıştı. Orta Vadeli Program’da yüzde 4’lük tahmine rağmen yüzde 2’nin altı bile gündeme gelmişti. Son dönemde ise tüketici ve reel kesimde yeniden güven artarken, dolar ve faizde aşağı yönlü trend korunuyor. Bu durum 2014 yılı büyüme tahminlerine yansımaya başladı. Nitekim ekonomi yönetiminden bu yönde mesajlar geliyor.

Ekonomi bakanı Nihat zeybekçi haziran ayından sonrasına işaret ederek, “Daha önce eksiye düşürülen büyüme tahminleri tıpış, tıpış yukarıya revize edilecek” dedi. Geçen hafta Merkez Bankası da sürpriz bir kararla politika faizinde 50 baz puanlık indirim yaparak büyümeye desteğini gösterdi.

YUKARI REVİZYON OLASILIĞI

Ekonomistler, 2014 yılı büyüme tahminlerinde yukarı revizyon olasılığının arttığına dikkat çekiyor. Hatta bunun Merkez Bankası’nm son haftalarda yaptığı anketlerde de ortaya çıktığını belirtiyor. Uzmanlara göre, ilk çeyrekten sonra belirgin revizyonlar olacak. Avrupa’da parasal genişleme ve faiz indirimi Türkiye’nin ihracatını olumlu etkileyecek. Bu sayede büyümede dış talebin katkısı artacak. Buna karşın bazı ekonomistler ise olumlu havanın henüz bankacılık kredilerindeki büyümeye yansımadığını savunuyor. Büyüme için iç talep açısından en önemli göstergenin tüketici kredileri olduğu hatırlatılıyor. Ekonomistler, hazirandan sonra bir değişim olursa, büyüme tahminlerini yukarı çekmeye hazır olduklarını dile getiriyor.

“YÜZDE 4 İHTİMALİ ARTIYOR”

Halkbank Başekonomisti Murat Uysal, Avrupa Merkez Banka-sı’mn (ECB) 5 Haziran’da yapacağı toplantıda 10 baz puanlık bir indirim yapmasını bekliyor. Bunun genişletici bir adım olacağım ve bir sonraki adımın ise tahvil alımı olacağım söylüyor. Uysal’a göre, bu adımlar gelişen ülkeler için pozolacak. Türkiye’nin 2014 yılı büyümesinde net dış talebin katkısı bu açıdan olumlu etkilenecek. Şu anda reel efektif döviz kuru da büyümeyi destekliyor.

Murat Uysal, kurum olarak yılın başındaki yüzde 3.5’lik büyüme tahminlerini koruduklarını belirterek, “ilk çeyrekteki dalgalanmaya rağmen tahminimizi değiştirmedik. Değiştirmemiz çok erken olurdu” diyor. Uysal, şu anda ilk çeyrek sanayi üretim verisinin yüksek olduğuna dikkat çekerek, bunun ilk çeyrek büyümesini pozitif etkileyeceğini öngörüyor. Bunu da cesaret verici buluyor. IMF ve OECD gibi kurumların revizyonlarının biraz geriden geldiğini ifade eden Uysal, 2014 yılı büyüme tahminini yüzde 4’e revize ettiklerini kaydediyor.

Burgan Yatırım Başekonomisti Halûk Bürümcekçide, ekonomide ilk çeyrek görünümünün ortaya çıkmasından sonra büyüme tahminlerinde yukarı revizyonların çok olası olduğunu söylüyor. Bürümcekçi, 2014 yılma girerken yüzde 2.5 büyüme öngörüsüyle başladıklarını bunu nisan ayında yüzde 3’e çıkardıklarına dikkat çekiyor. Bürümcekçi ayrıca, Merkez Bankası’nın anketlerinde de büyüme beklentilerinin küçük de olsa yukarı gittiğini vurguluyor. Bürümcekçi, haziran ayında açıklanacak 2014 yılının ilk çeyrek rakamının yüzde 4-4.5 arası büyüme yönünde olabileceğini tahmin ediyor.

“HAZİRANDAN SONRA ARTIRABİLİRİZ

Denizbank Ekonomik Araştırmalar ve Strateji Grup Müdürü Ercan Ergüzel ise, yılın başında yüzde 2.5 büyüme beklentisi ne sahip olduklarını belirtiyor. Şu anda ise yukarı yönlü revizyon şartları oluştuğunu düşünüyor. Buna karşın Türkiye’de f büyümenin yüzde 70’inin tüketimden geldiğini belirterek, bankacılık kredilerinde bu açıdan bir büyüle menin görülmediğini vurguuyor. Ergüzel’e göre, kredilerde ciddi bir toparlanma yok. Yıllıklandırılmış kredi artışı yüzde 6 düzeyinde. Buna karşın siyasi risk azaldı. Nisandan Af itibaren güven arttı, sanayi üretimi ve kapasite kullammı artıyor. Devamının gelip gelmemesi tüketici kredilerinde toparlanmayla çok A alakalı.

Ergüzel şöyle devam ediyor:

“Tüketici ve şirket güvenini belirleyen şey dolar kuru. Kur aşağı yönlü olunca toparlandı. Büyüme tahminimizi şimdilik koruyoruz. Banka kredilerinde kalıcı bir yükseliş görürsek düşünebiliriz. Iç talep olmadan tek başma ihracata dayalı bir yüksek büyüme beklemek doğru değil.” Avrupa Merkez Bankası’nın haziranda faiz indirimini kademeli yapacağına dikkat çeken Ergüzel’e göre, şu aşamada 1 trilyon euro gibi bir genişleme olası değil, ilk aşamada 200 milyon euro’dan başlayabilir. Şu anda enflasyon Avrupa’da yüzde 0.50 seviyesinde. Ergüzel, hazirandan sonra büyüme tahminlerini yukarı revize edebileceklerini ancak bakacakları temel göstergenin kredi büyümesi olacağının altını çiziyor. 2012 yılını örnek gösteren Ergüzel, o tarihte yüzde 16 büyüyen bankacılık kredi-lerine rağmen ekonomik büyü-menin yüzde 2.2 ile sınırlı kaldı-ğmı hatırlatıyor.

“KREDİLERE YANSIMIYOR”

Finansbank Başekonomisti inan Demir de son dönemde artan sermaye girişlerine karşın bankaların tüketici ve ticari kredilerinde artış görülmediğini söylüyor. Demire göre, kredi büyümesini haftalık bazda izlemek mümkün, ikinci çeyrek başından bu yana kredi büyümesi hem geçmiş yıllarda aynı döneme ilişkin hem de ilk çeyrektekine göre belirgin olarak daha yavaş. Dolayısıyla ilginç bir durum var. Verinin kendisi bunu desteklemiyor. Yılbaşından bu yana baktığımızda kredi büyümesi 2012’den daha yavaş seyrediyor. 2012 yılında ekonominin yüzde 2.2 ile düşük büyüdüğüne dikkat çekiyor.

İnan Demir şöyle devam ediyor: “2012 başında da büyüme konusunda karamsarlık artmıştı. 2012 ilk çeyreğinde büyüme göstergeleri sanayi üretiminde yüksek seyretti. Yılın ilk yarısındaki zayıf kredi büyümesi sonradan sanayi üretiminin yavaşlamasına neden oldu. O zaman parasal genişleme Av-rupa’dan erken zamanda gelmişti. Benzer bir senaryonun tekrarlama ihtimali var. Çünkü kredi büyümesi 2012 yılının ocak-mayıs ayları arasında gördüğümüzden daha yavaş. Kredi bü-yünıesin i n 2012’deki gibi seyretmeyeceğine emin olabilirsek yüzde 1.7 olan 2014 büyüme tahminimizi revize edebiliriz.”

kaynak : orko plastik

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir