Kapat !

«

»

Eyl 21

Borsacıların önerdiği 13 hisse


BlST’te yabana yatırımcıların satışları olsa da analistler orta-uzun vadede endeksin 80 bin üzerine çıkacağı konusunda hemfikir. Bu süreçte borsada pozisyon almak isteyenlere yabancıların izlediği, yukarı potansiyeli olan, “al” veren hisseler öneriliyor.

BORSA İstanbul’da (BIST) yılbaşında yüzde 65.77 olan yabancı yatırımcı payı Amerikan Merkez Bankası’ndan (FED) bu ay gelecek kararların belirsizliğine de bağlı olarak 62.31 seviyelerine kadar geriledi. Yurtdışı belirsizliğinin yanı sıra içeride artan tansiyon ve Suriye gerilimi de borsanm gerilemesinde etkili olan unsurlardı. Ancak analistler BIST’in zaman zaman ara düzeltmeler yaşansa da önümüzdeki bir yıl içinde 80 binler üzerine çıkacağını tahmin ediyor. Tabii ki bu olası çıkışta yine yabancı alımlarmm etkili olacağı ifade ediliyor. Bu nedenle yerli yatırımcılara, yabancıların izlediği stratejiyi takip etmeleri ve onların ilgi gösterdiği hisseleri izlemeleri öneriliyor. Evet, artan jeopolitik riskler, yükselen petrol fiyatları, TL’nin değer kaybı, ABD’nin niceliksel gevşeme programını azaltacak olmasıyla 10 yıllık tahvil faizlerinin yükselmesi, hisse senedi piyasalarında son üç aydır nette çıkışlar yaşanmasına neden oluyor. Ağustos ayında yabancıların BlST’te nette 203 milyon dolar satmasıyla son üç ayda nette satış miktarı 1.6 milyar dolara ulaşmış bulunuyor. Piyasada özellikle banka hisselerinde satışlar görülürken 22 Mayıs’tan bugüne kadar banka hisselerinin sanayi şirketlerinin yüzde 20 altında performans gösterdiğini belirtelim.

Yabancı yatırımcıların bankacılık sektörü hisselerinde yılbaşından bu yana 1.2 milyar dolar satış gerçekleştirdiği görülüyor. Jeopolitik risk dönemlerine ilişkin ilk algı negatif olsa da hisse senedi piyasalarında orta ve uzun vadede yeni yükseliş trendlerine neden olduğunu hatırlatan analistlere göre, BlST’te de aynı seyir yaşanacak, işte bu ne^enle yerli yatırımcılar da yabancılar gibi or-t^-uzun vadeli pozisyon almalı.

Yabancıların çoğunlukla orta ve uzun dönemde getiri potansiyeli olan, faaliyet karlılığı ve temettü verimliliği yüksek sektör ve hisse senetlerini tercih ettiklerini hatırlatan analistler, şu bilgileri veriyor:

“Yabancıların yılbaşından bu yana kümülatif anlamda net alış yaptıkları hisse senetlerinde Sabancı Holding, Türk Telekom, Doğan Holding, Türk Hava Yolları öne çıkıyor. Net satış tarafında ise Garanti Bankası, Halkbank, İş Bankası, Akbank ve Yapı Kredi bulunuyor. Bu hareket, yılın ikinci yarısı için bankacılık karlarında beklenen gerilemenin borsada satın alınmaya başlandığının göstergesi.”

Öte yandan, ATIG Menkul Değerler Araştırma Departmanı Yönetmeni Osman Kadri Koca, yatırımcıların yalnızca yabancıların tercih ettikleri sektör ve hisseleri seçmemeleri gerektiği kanısında. Yatırımcıların kendi yatırım vadelerini ve risk algılamalarını belirleyerek hareket etmelerini öneren Koca, “Ayrıca tercih ettikleri şirketlerin sektördeki konumunu, pazar payını, faaliyet karını, gelirlerindeki değişimi, temettü politikasim ve net döviz pozisyonunu yakından analiz etmeliler” diyor.

TERCİHLERİ FARKLI

Her yatırımcının yatırım yapma süresinin farklılık gösterdiğini hatırlatan Meksa Yatırım Menkul Değerler Araştırma Müdür Yardımcısı Barkın Yalçın ise, borsada gün içi alım-satım yapanların yanı sıra haftalık, aylık, orta ve uzun vade için yatırım yapanların da bulunduğunu belirtiyor. Barkın, yabancı ve yerli yatırımcılar arasındaki farklılıkları şöyle özetliyor:

“Yabancı yatırımcıların genellikle uzun vadeli yatırım yapan fonlardan oluştuğunu varsayarsak, onların tercih ettiği hisse senetleri her bir yatırımcının (her birimizin) tercihlerinden farklı olabilir. Yabancılar hissenin daha çok temel özelliklerine bakarak ve teknik olarak ucuz düşündükleri seviyelerden yatırım yaparlar. Ayrıca büyük hacimle işlem yaptıklarından likiditeye çok önem verirler ve daha çok BIST-30-50 gibi hisseleri tercih ederler. Dolayısıyla yerli yatırımcılar, yabancıların tercih ettiği veya etmediği hisse senetlerinin arkasında bu sebeplerin olduğunu unutmamalı. Gerek yatırım süresi gerekse yatırım felsefesi yabancılar gibi olmayan küçük yatırımcıların bunlara bağlı olma zorunluluğu bulunmuyor.”

HEDEFİNE YAKIN HİSSE ALINMAMALI

“Yabancı yatırımcıların bir hisseyi tercih etmeleri, hisse alma gerekçesi olmamalı” diyen Yalçm’a göre, her yatırımcı kendi yatırım felsefesine uygun hisse senetlerini almalı. Uzun vadeli düşünen yatırımcıların büyüyen, borçlarını yönetebilen, pozitif nakit akışı yaratan hisseleri tercih etmelerini öneren Yalçın, “Orta ve kısa vadeli yatırımcılar, günün önemli haberlerinden o gün hangi hisselerin öne çıkabileceğinin pratiğini seanstan önce yapmalı. Ancak her yatırım türünde likidite riskine çok önem verilmeli. Ayrıca bir defada kaybetmeye tahammül edemeyecekleri paralarla yatırım yapmamalılar” diyor.

Yabancıların öncelikle derinliği olan hisseleri seçtiklerini söyleyen Gedik Yatırım Araştırma Müdürü Onur Mutlu, ayrıca alım-satım kararlarında şirketlerin temel verilerine de baktıklarını belirtiyor. Yabancıların alım yaptığı hisselerin genellikle temel verileri ve gelecek beklentileri olumlu şirketler olduğunu hatırlatan Mutlu, “Çoğunlukla kısa vadeli spekülatif yatırımdan çok uzun vadeli yatırımı tercih ediyorlar. Bunun yanı sıra hisselerin hedef fiyatına göre potansiyellerinin yeterli olup olmadığını da dikkate alıyorlar. Dolayısıyla hedef fiyatına yaklaşmış hisselerde alım yapmak doğru değil” diyor.

Yabancıların daha detaylı ve uzun vadeli düşünerek hareket ettiğinden yola çıkarak bu hafta analistlerden yabancıların en çok tercih ettiği hisselerden göstergeleri “al” verenleri belirlemelerini ve yorumlamalarını istedik…

Türk Telekom: Mayıs ayından beri TL’nin dolar karşısında yüzde 10 değer kaybetmesi yaklaşık 7 milyar TL karşılığı yabancı para pozisyonu bulunan şirketi olumsuz etkiledi. Önümüzdeki dönemde TL’deki zayıflığın sınırlı olacağını düşünüyoruz. FAVÖK marjı yüzde 37.2 seviyesinde olan ve mobil tarafında yüksek büyüme potansiyeli bulunan Türk Telekom’un (TT) önümüzdeki yıl yüzde 7 civarında temettü verimi bulunuyor. Şirket hisseleri için 7.5 TL hedef fiyatla yüzde 15 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Halk Bankası; Yabancı oranı yüzde 80 seviyesinde olan Halk Bankası hisseleri, son üç ayda Borsa İstanbul’da yaşanan yabancı satışlarının da etkisiyle endeksin yüzde 14 altında performans gösterdi. Ancak bankanın kuvvetli bilançosu, yüzde 20 öz sermaye getirisi ve yurtdışı benzerlerinin altında 1.3 piyasa değeri/defter değeri çarpanı [ortalama yüzde 1.6 ile uygun seviyelerden işlem görüyor. Halk Bankası hisseleri için 15.8 TL hedef fiyatla yüzde 10 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Trakya Cam: Şirket hisseleri artan faizler ve tüketici güveninde görülen düşüşle birlikte son üç aydır endeksin yüzde 10 altında performans gösterdi. Ancak önümüzdeki dönemde özellikle yurtdışı tarafındaki belirsizliğin azalmasıyla faiz ve kur tarafında bir miktar çekilme bekliyoruz, Trakya Cam’ın borç/öz sermaye oranı yüzde 40 seviyesinde. Şirketin yılın ikinci çeyreği sonunda 158 milyon TL karşılığında yabancı para (kısa) pozisyonu bulunuyor. Trakya Cam hisseleri için 2.6 TL hedef fiyatla yüzde 10 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Sinpaş GYO: Şirket yılın ikinci çeyreğinde 32 milyon TL net kar açıkladı. Satış gelirleri 198 milyon TL olurken, Itovver projesindeki hasılat paylaşımı modeli
sayesinde brüt kar marjı yüzde 23′den 39′a çıktı. 2013’ün ilk yarısında 412 adet ön satış gerçekleştiren Sinpaş GYO’nun, yılın ikinci yarısında yeni projelerin sunulmasıyla yılın tamamında 1.500 adet ön satışa ulaşmasını bekliyoruz. Son üç ayda endeksin yüzde 17 altında performans gösteren şirket hisseleri net aktif değerine göre de yüzde 69 iskontolu işlem görüyor. Sinpaş GYO hisseleri için 1.15 TL hedef fiyatla yüzde 20 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Migros: Yüksek döviz pozisyonunun etkisiyle yılın ikinci çeyreğinde esas faaliyet karını yıllık bazda yüzde 35 artırdı.

Migros’un net karı, söz konusu dönemde geçen yılın eş döneminde elde edilen 73 milyon TL kardan 160.8 milyon TL zarara geçti. Şirketin yüksek döviz açık pozisyonu, dolardaki değer kazanımlarının etkisiyle net karı olumsuz etkilese de, faaliyet tarafındaki gelişmeleri olumlu buluyoruz. Migros çift haneli büyüme beklentisine uygun bir şekilde yaklaşık yüzde 10 büyüme gösteriyor. En büyük ikinci gıda perakendecisi konumundaki Migros, geleneksel gıda perakendeciliğinden modern yapıya dönüşümde, organize gıda perakendecilerinin, tüm perakende pazarında yüzde 40-45 paylarını yüzde 60′lara çıkartma sürecinden olumlu etkilenecek. Öte yandan, BC Partners’ın şirkette bulunan paylarını satma hikayesi de devam ediyor. Bu noktada JP Morgan ve BofA Merili Lynch’in satış için yetkilendirildiği haberleri, şirket hisseleri açısından satış beklentilerini ayakta tutuyor. Migros hisseleri için 25.35 TL hedef fiyatla yüzde 45 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Tofaş Türk Otomobil: İhracat tarafında PSA ve Fiat ile yapmış olduğu “al ya da öde” anlaşmalarıyla, satış gelirlerindeki daralma riskini azaltıyor. Öte yandan, neredeyse çok az ithalat yapan Tofaş, TL/dolar kuruna görece daha az hassas

olmakla beraber, küresel emtia fiyatlarındaki düşüşlerden olumlu etkilenebilir. Öte yandan, Opel-Vauxhall operasyonları ve Kuzey Amerika pazarına ihracat yapma hedefi, şirket hisseleri açısından önümüzdeki dönemlerde yurtdışı satış gelirlerine pozitif katkı yapabilir. Yatırımlarını büyük oranda tamamlamış olan Tofaş’ın bu yatırımlardan sağlayacağı güçlü nakit akışı ise önümüzdeki dönemlerde daha yüksek bir temettü dağıtma planını gündeme getirebilir. Tofaş hisseleri için 13.90 TL hedef fiyatla yüzde 26 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Eczacıbaşı İlaç: Yılın ilk yarısında cirosu yıllık bazda yüzde 31 artışla 584.6 milyon TL’ye ulaştı. Faaliyet karı (2012 yılı ikinci çeyrek) 6.5 milyon TL’den 49 milyon TL’ye yükselirken, net karı 4.9 milyon TL zarardan 18.8 milyon TL kara geçti. Esas faaliyet karında görülen pozitif gelişme, banka mevduatlarından elde edilen kur farkı gelir/gider dengesindeki olumlu gelişmeden kaynaklanıyor. Şirketin yüzde 50 oranında sahibi olduğu

Eczacıbaşı-Monrol Tıp, nükleer tıp alanında yatırımlarına devam etmeyi planlıyor. Yurtiçinde yedi, Romanya, Mısır, Kuveyt ve Dubai’de birer üretim tesisi bulunan Monrol, yıl içinde Bulgaristan, Ürdün ve Polonya’da tesis kurmayı planlıyor. İlaç sektöründe yeniden yapılanmayla birlikte müşterek yönetime tabi ortaklıklarını tek çatı altında toplamaya başladı. Yeni satın almalarla da inorganik büyümesini sürdürüyor. Bu devralma ve yeni konsolidasyonların karlılığı desteklemeye devam etmesini bekliyoruz. Eczacıbaşı İlaç hisseleri için 3 TL hedef fiyatla yüzde 26 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Çimsa: Yılın ikinci çeyreğinde cirosunu 2012′nin eş dönemine göre yüzde 6 büyüterek 279 milyon TL’ye, FAVÖK’ünü ise 71.6 milyon TL’ye yükseltti. Net karı 2013 yılı ikinci çeyreğinde (sattığı Sabancı Holding hisselerinden elde ettiği 140

milyon TL’lik karın da etkisiyle) yıllık bazda yüzde 364 artışla 193.3 milyon TL’ye ulaştı. Tek seferlik gelirin etkisi arındırıldığında kar büyümesi yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 28 oldu. Mevsimsel açıdan, çimento sektöründe büyümelerin görüldüğü ikinci çeyrekte Çimsa’nın iyi bir dönem geçirdiğini söylemek mümkün. 55 ülkeye ihracat yapan, dünyanın en büyük ikinci beyaz çimento üreticisi ve en büyük ihracatçısı konumundaki Çimsa’nın; 2014′te Rusya’da düzenlenecek olan Soçi Kış Olimpiyatları ve Brezilya’da düzenlenecek Dünya Kupası ile 2016 Rio Olimpiyatları’ndan olumlu etkilenmesini bekliyoruz. Ayrıca İstanbul’a yapılacak üçüncü köprü ve havalimanı projesi de talep açısından şirkete pozitif katkı yapacak. Kentsel dönüşüm projelerinin de yurtiçi talebi artıracağını ve sektörün önemli oyuncusu olan Çimsa’yı olumlu etkileyeceğini düşünüyoruz. Çimsa hisseleri için 13.30 TL hedef fiyatla yüzde 11 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Tekfen Holding: Yılın ikinci çeyreğinde taahhüt ve tarım sektörlerinin faaliyet karının zarara geçmesi nedeniyle, 2012 yılı ikinci çeyrek dönemindeki 68 milyon TL esas faaliyet karı, 150.9 milyon TL esas faaliyet zararına döndü. Şirket bununla birlikte yılsonunda 3.9 milyar TL ciro, 103 milyon TL FAVÖK ve 53 milyon TL net kar elde etmeyi hedefliyor. Tekfen inşaat yurtiçinde ve yurtdışı hedef pazarları olan Azerbaycan ve Katar’da başta altyapı yatırımları olmak üzere, enerji sektörü de dahil önemli projelere katılma potansiyeline sahip. Bunlardan Azerbaycan’daki 640 milyon dolarlık stadyum ihalesine ilaveten yeni projeler alması da bekleniyor. Ayrıca Libya projelerine ilişkin girişimlerini hızlandırmış olan Tekfen, hak edişlerin ödenmesi için çalışmalar yürütmeye devam ediyor. Azerbaycan’da yapılan petrol sondaj platformu dışında, Brezilya’ya da yıl içinde çelik ihracatının başlamasının, ciro tarafında şirketi desteklemesini bekliyoruz. Şirketin büyük olasılıkla 2013 yılı FAVÖK öngörüsü olan 99 milyon TL’ye ulaşılabileceğini düşünüyoruz. Tekfen Holding hisseleri için 7 TL hedef fiyatla yüzde 48 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Ereğli Demir Çelik: 2013 yılı haziran ayında ‘ dünya ham çelik üretimi 2012 yılı haziran ayına göre yüzde 1.9 oranında artarak 131.652 milyon tona ulaşırken dünya çapındaki çelik tesislerinin ortalama kapasite kullanımı yüzde 79.2′ye geriledi.

2013 yılının ilk altı ayında Ereğli tesislerinde ise ham çelik üretimi 1.9 milyon tonla 2012′nin ilk altı ayına oranla yüzde 31.2 artış gösterdi. Erdemir Grubu, yılın ilk yarısında 4.3 milyon ton ham çelik üretimi ile entegre tesis üretiminin yüzde 85’ini ve Türkiye’nin ham çelik üretiminin yüzde 25′ini gerçekleştirdi. Petrol ve doğalgaz boru sektörüne yönelik farklı standart ve müşteri taleplerine yönelik ürün geliştirme çalışmalarına devam eden şirket, satışlarını önemli ölçüde arttırdı. Dünya Çelik Birliği verilerine göre, Erdemir dünyadaki en büyük üreticiler sıralamasında 12 basamak birden yükselerek 32’nci, Avrupa’da ise dördüncü sıraya yükseldi. Erdemir hisseleri için 2.60 TL hedef fiyatla yüzde 12 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Yapı Kredi 2013 yılı ilk altı aylık dönem itibariyle 143 milyar TL konsolide aktif büyüklüğü ile Türkiye’nin dördüncü büyük özel bankası olan Yapı Kredi, bireysel, KOBi ve özel bankacılık alanlarında fark yaratmaya devam ediyor. Yapı Kredi, kredilerde yüzde 9.6 pazar payı ile sektörde dördüncü, mevduatta ise yüzde 9.1 pazar payı ile altıncı sırada yer alıyor.

Banka, kredi kartı bakiyesine göre yüzde 20.2′lik, üye işyeri hacmine göre yüzde 19.3′lük, işyeri hacmine göre yüzde 17.6′lık ve kredi kart adedine göre yüzde 17.2’lik pazar payı ile lider konumda. Yapı Kredi, liderliğini sürdürdüğü finansal kiralama ve faktoring alanlarının pozitif katkısını yılın ikinci yarısında karlılığına taşıyacak. Yapı Kredi’de 2013 yılsonunda geçen yıla oranla sermaye yeterliliğinde 70 baz puan artış olmasını öngörüyoruz. Yapı Kredi hisseleri için 4.80 TL hedef fiyatla yüzde 9 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Koç Holding: 2013 yılının ilk yarısında konsolide bazda 1 milyar 230 milyon TL vergi öncesi, 1 milyar 38 milyon TL ana ortaklık paylarına ait net kar elde etti. Kombine yatırımlar ise 2012 yılının ilk yarısına oranla yüzde 50 artarak 1.8 milyardan 2.6 milyar TL’ye yükseldi. Son beş yılda kombine yatırım tutarı 14.6 milyar TL’ye ulaşan holding büyümesini sürdürüyor. Tüpraş İzmit Rafinerisi’nde gerçekleştirilen fueloil dönüşüm projesinde montaj çalışmalarında son aşamaya gelindi. Türkiye’nin dışa bağımlı olduğu dizel ihtiyacının önemli bölümünü karşılamasını beklediğimiz yatırımlar, enerji sektörünün Koç’a sağlayacağı katma değeri yükseltecek. Ülke ihracatının yaklaşık yüzde 10′unun Koç Holding şirketleri tarafından gerçekleştirilmesi ihracat kanalındaki gelişmelerde grubu ön plana çıkarmaya devam ediyor. Koç Holding hisseleri için 9.40 TL hedef fiyatla yüzde 7 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Turkceli: Grup gelirlerini yüzde ll’lik artışla 2.86 milyar TL’ye yükseltti. Şirketin konsolide net karı 2013 yılının ilk yarısı itibariyle 1 milyar 125 milyon TL oldu. Turkcell’in büyümesinde Türkiye’de yüzde 4 oranında artan ses gelirleri, akıllı cihaz
kullanımının gelişmesiyle yüzde 42 artan mobil internet gelirleri ve yüzde 29 oranında artan grup şirketlerinin katkısı etkili oldu. Mobil internet ve servis gelirlerinin artmasındaki en büyük neden, yılın ikinci çeyreğinde 620 bin abonenin daha akıllı telefon kullanmaya başlamasıyla yüzde 24′e ulaşan akıllı cihaz penetrasyonu olarak gözleniyor. Uzun süredir yönetim kurulundaki gelişmelerle gündemde olan Turkcell’de süresi dolmuş üyelerin yerlerine yenilerinin atanmasıyla yeni yönetim kurulu oluşturuldu. Şirkette biriken temettünün dağıtılması için yönetim kurulundan ve genel kuruldan onay alınması gerekiyor. SPK’nın kısa sürede iki yeni yönetim kurulu üyesi ataması ve katma değeri yüksek Türk tasarımı T40 cihazıyla şirketin gelirlerinde yeni rekorlar bekliyoruz. Turkceli hisseleri için 12.20 TL hedef fiyatla yüzde 9 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.


iş fikirleri, ek iş, bayilik veren firmalar

Benzer Yazılar

FaceBook Ekle Bunu, FaceBook Share Twitter Ekle Bunu, Twitter Share Digg Ekle Bunu, Digg Share” title= ”Google MySpace Ekle Bunu, MySpace Share Technorati Ekle Bunu, Technorati Share ”Delicious

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir