Kapat !


Bürokrasi depreminde sıra Merkez’e mi geldi?

17 Aralık operasyonunun üzerinden beş ay geçti. Bu sürede ekonomi bürokrasisinde eşi görülmedik bir görevden alma dalgası yaşandı. Maliye’den Hazine’ye, SPK’dan Borsa İstanbul’a 11 bakanlık ve 15 kurumda 100’den fazla kişi görevden alındı. Ankara’da şimdi Merkez Bankası’nda da değişikliklere gidilebileceği konuşuluyor. Uzmanlar ise bunun piyasaları olumsuz etkileyeceğim söylüyor.

Türkiye siyasetini derinden sarsan 17 Aralık operasyonunun üzerinden beş ay geçti. Hükümet bu süre zarfında ekonomi bürokrasisinde taşları yerinden oynatacak bir kan değişimine gitti. Maliye’den Hazine’ye, SPK’dan BDDK’ya kadar birçok kurumda yüzlerce görevden alma ve atama gerçekleşti. Görevden alma dalgası en son geçen hafta içinde Borsa İstanbul’a da uğradı. İki genel müdür yardımcısı ve araştırma müdürü görevden alındı.

Kulislerde yakın dönemde Merkez Bankası yönetiminde de ‘tasfiye’ yapılabileceği konuşuluyor. Son beş ayda Merkez Bankası yönetimine ilişkin tek gelişme, Yeni Şafak yazarı Mehmet Ziya Gökalp’in Denetim Kurulu üyeliğine atanması oldu. Ancak, özellikle sosyal medyada yürütülen kampanya ile MB’de bazı başkan yardımcıları ve genel müdürler için “görevden alınacak” iddiası dolaşıyor.

DOKUNULMADIK KURUM KALMADI

Bürokrasideki görevden alma dalgası 17 Aralık operasyonunun hemen ertesinde, 20 Aralık 2013 tarihinde başladı. Görevden alınan ilk isim, Maliye Bakanlığı’na bağlı Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkan Yardımcısı Faruk Elieyioğlu oldu. Ardından yeni görevden alma ve atama haberleri peş peşe geldi. Bazı bakanlıkların yanı sıra Hazine Müsteşarlığı, TÜBİTAK, TİB, TOKİ ve BDDK gibi kurumlarda 100’ü aşkın üst düzey bürokrat görevden el çektirildi ve yerlerine yeni isimler atandı.

Ekonomi bürokrasisindeki görevden almalar özellikle nisan ayının son haftasından itibaren yoğunlaştı. Piyasalarda şok etkisi yaratan Sermaye Piyasası Kurulu’ndaki (SPK) görevden almalar 25 Nisan tarihinde yaşandı. SPK Başkan, Vahdettin Er-taş bir başkan yardımcısı ve bir daire başkam dışındaki tüm yönetim kadrosu görevden aldı. Yani dört başkan yardımcısından üçünün ve 12 daire başkanından ll’inin görevlerine son verildi. SPK, değişikliklerin ‘yönetimde görülen lüzum üzerine’ yapıldığını açıkladı.

29 Nisan’da Gelir İdaresi Başkanı Mehmet Kilci, 30 Nisan’da ise MASAK Başkanı Mürsel Ali Kaplan görevden alındı. Son olarak 7 Mayıs tarihinde Borsa İstanbul genel müdür yardımcıları Ali Çöplü ve Musiafa Baltacı ile Araştırma Müdürü Orhan Erdem görevlerinden alındı.

ŞİMŞEK: RUTİN UYGULAMA

Bürokrasideki bu derin değişim, kamuoyunda “Cemaate mensup üst düzey yöneticiler tasfiye ediliyor” algısı yaratsa da hükümet yetkilileri görevden alma ve atamaların rutin uygulamalar olduğunda ısrar ediyor. Hatta Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçen hafta bu konuda kendisine sorulan bir soruya şu yanıtı verdi: “17 Aralık öncesinde de bir çok değişiklik oluyordu ama şimdi her şey çok yakından takip ediliyor. Normalde de yer değiştiriyor bu görevliler. Son birkaç aydır yapılan tayinlere farklı yaklaşılıyor. Bazı üst düzey bürokratların paralel devlet olarak anılan yapı ile bağlantılarını keşfetmişsek onları yerlerinden almamız lazım. Bu da yanlış bir şey değil.”

İş dünyasının aktörleri, şu an için görevden almalar konusunda olumlu ya da olumsuz yorum yapmaktan kaçmıyor. İşleri dolayısıyla sık sık Ankara’nın kapısını çalmak zorunda olan, ekonomi bürokrasisi ile yakın ilişkilere sahip işadamları bu dönemde “ayrıksı” bir açıklama yapmayı doğru bulmuyor.

YATIRIMCIYI TEDİRGİN EDİYOR

Ekonomi bürokrasisini yakından tanıyan, sekiz yıl Merkez Bankası’nda görev yapan Hürriyet gazetesi yazarı ekonomist Uğur Gürses bürokraside daha önce bu çapta bir değişim hatırlamadığını söylüyor. 17 Aralıktan beri gerçekleştirilen görevden almaların herhangi bir idari veya adli soruşturma sonucu olmadığına dikkat çeken Gürses, “Bürokraside böylesine bir deri değişimi yatırımcı açısından da güven verici değil. Bürokrasideki kurumsal hafıza zarar görüyor” diyor. Özellikle küresel yatırımcının bu tablo karşısında “Suçlama yoksa neden görevlerinden almıyorlar?” diye soracağını ifade eden Gürses, “Türkiye’de hukukun keyfi bir hal aldığına dair düşünceleri besleyen bir uygulama bu. Türkiye’nin finans merkezi olma idealine de bir darbe olarak düşünülebilir. Bu ülkeye parasını getiren sermayenin kafasındaki istikrar fotoğrafı yara alıyor” diye konuşuyor.

Ekonomi açısından görev değişiklikleri konusundaki en hassas kurumun Merkez Bankası olduğunu işaret eden Uğur Gürses, şunları söylüyor: “Merkez Bankası kararlarında hükümet onayı gerekmediği için, müdahale edilmesi çok daha zor bir kurum. Ancak başkan yardımcıları belirlenirken, Erdem Başçı’nın seçtiği isimler ile ilgili hükümet tarafında bir sıkıntı olabilir. Yine de ben Merkez Bankası özelinde, piyasayı tedirgin edecek ciddiyette bir yönetimsel değişiklik yapılabileceğini sanmıyorum.”

MERKEZ DAHA ÖNEMLİ

Piyasa analistleri ise görevden alma dalgasında özellikle Merkez Ban-kası’nm önemine dikkat çekiyor. İsmini vermek istemeyen piyasanın önemli isimlerinden biri, “Merkez Bankası’nda yapılacak bir operasyon, doğal olarak piyasalar üzerinde etkili olur. Ancak burada değişimin başkan mı yoksa başkan yardımcıları düzeyinde mi olacağı önemli. Başkan yardımcıları düzeyinde bir değişiklik piyasalar üzerinde çok fazla etki göstermez” diyor.

Ancak başkan değişikliği söz konusu olursa, bunun piyasalar üzerinde yeni başkan atanana kadar ve hatta yeni başkanın politikalan görülene kadar etkili olacağı belirtiliyor. Konuştuğumuz yetkili, “Geçmişte de başkan değişiklikleri piyasalar tarafından yakından izlenmişti, ortaya atılan isimlere olumlu veya olumsuz tepki verilmişti. Şimdi de benzer bir durum yaşanması kaçınılmaz olur” diyor.

OPERASYON DEVAM EDEBİLİR

Uzun yıllar Hazine Müsteşarlığı ve Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü’nde üst düzey görevlerde bulunan Hakan Özyıldız ise “Ankara’da görevden alma operasyonlarının bir süre daha devam edeceğini düşünüyorum” diyor. Bu ölçekte bir kadro değişiminin koalisyon sonrası dönemlerde bile görülmediğini dile getiren Özyıldız, “Aslında eğer ekonomide işler tıkırındaysa, kimin hangi işi yaptığı çok sorun olmayabilir. Ama eğer ekonomide risklerin olduğu, ciddi kararlar alınması gereken bir dönemden geçiyorsanız mevcut yöneticilerin tecrübesi kritik önem taşıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

Küresel yatırımcı açısından Merkez Bankası ve Hazine Müsteşarlığı dışındaki kurumların çok da önemli olmadığını belirten Özyıldız, “Ama bu iki kurumda kadro değişikliği yapacaksanız, bunu ikna edici bir şekilde açıklamak durumundasınız. Ankara’dan kulağımıza gelenlere bakılırsa buralarda da birşeyler olacak” diye konuşuyor.


forivia

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir