Cep Telefonları ve Rahatsızlıklar

Cep telefonunu çoğu zaman yalnızca evde kullanan bir kadın, bir hafta sonu telefonunu işyerinde unuttu. Telefon tiz bir rock müzik melodisiyle çalıp duruyordu. Kadın ne meslektaşlarını bu unutkanlığından haberdar etmişti ne de onlara telefonu kapatmalarını söylemişti. Tek yaptığı telefonun ofiste çalıp durmasına izin vermekti ve öfkeli bir çalışma arkadaşı onun masasına gidip onu kapatana kadar da çalmayı sürdürdü telefon.

Bölmelere ayrılmış çalışma ortamlarında cep telefonları çalışanların önemli rahatsızlıklarından biridir. Görgü kuralları bu konuda henüz teknolojiye ayak uyduramamıştır.

“Bölmelerin tek başarabildiği şey öfkeyi şiddetlendirmektir, özellikle de bölmeli çalışma ortamına geçiş nezaket eğitimiyle desteklenmemişse” diyor Giovinella Gonthier “Kaba Uyanış: îş Yerindeki Uygarlık Krizinin Üstesinden Gelmenin Yolları” adlı kitabında.

Cep telefonunun uygunsuz kullanımı bölmeleriyle ilgili nezaketsizliklerin en somutlaşmış örneğidir. Bu ihlaller fazla yüksek sesle konuşan insanlar olabileceği gibi rahatsız edici cep telefonu melodileri veya açık bırakılıp masada unutulmuş bir telefon da olabilir. Şahsen Beethoven’in Neşeye Övgü’sünü ve Beşinci Senfoni’sini severim ama telefon melodisi olarak ikisinden de hiç hoşlanmıyorum.

Eğer bir iş arkadaşınızın telefonu kulaklarınızda yankılanmaya başladıysa nazikçe ondan telefonunun sesini kısmasını rica edin. Eğer öğle yemeğine giderken sık sık cep telefonunu masasında bırakıp sizin ve etraftaki diğer çalışanların azap çekmesine neden oluyorsa ondan telefonunu kapatmasını veya beraberinde götürmesini isteyin. Eğer telefonu tekrar masasında açık unutursa, gidip kapatabilmek için iznini alm.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir