Çevreci teknolojilere odaklandık

Bir şirket düşünün, bağışlar yapan, küçük desteklerle acıları kapatmaya çalışan ve mutlu anlara vesile olan. Bu iyiliği yapan şirketler bunu vakıflar yoluyla yapabilirler. Fakat kurumsal sosyal sorumluluğu tüm bu yaklaşımlardan ayıran en önemli nokta yaşadığınız dünya ile toplumu uyumlaştırma dersek yanlış söylemiş olmayız. Bu yaklaşımla ilerleyen şirket sayısı ne sevindirici ki her geçen gün artıyor. Bu halkaya tüm dünyaya örnek gösterilen bir proje ile dahil olan bir firma var ki, burada onun projelerinden söz edeceğiz. IT hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren Atos, örnek projeleriyle kurumsal sosyal sorumluluk işinin en iyi uygulayıcılarından biri.

Bunun en güzel örneği ise firmanın Helsinki’deki veri merkezinde artan ısıyla 4 bin 500’den fazla haneye ısıtma sağlaması. Yıllık 8,8 milyar euro ciro ve 47 ülkede 76 bin 400 çalışanıyla yola devam eden Avrupa’nın önde gelen IT hizmetleri firması Atos, sosyal sorumluluk projelerinde de dünya genelinde aktif bir şirket. Öyle ki Atos, dünya çapında yürüttüğü “Sıfır e-posta” ve “Karbon Ayak izi Azaltma” gibi birçok uygulamasıyla, bu konudaki en itibarlı araştırmalardan “Global Reporting Initiative” tarafından birçok kez takdir edilmiş durumda…

Atos Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Orhan Akbulut’a göre, tüm çalışmalarında çevresel ve toplumsal sorumluluğunu göz önüne alan şirketin elde ettiği başarının arkasında üstlendikleri birçok proje rol oynuyor. Şirket bu projelerle 2009-2011 arasındaki üç yıllık süreçte, dünya çapında karbon ayak izinde yüzde 34,6’lık bir düşüş sağlamayı başarmış. Yeni hedef ise 2015 yılma kadar yüzde 50 seviyelerinde bir azalma kaydetmek.

Hedef karbon ayak izini sıfırlamak

CEO Orhan Akbulut, şirketin üzerinde çalıştığı projelerden birkaç örnek veriyor. Dünya genelindeki sosyal girişimlere katılan 4 bin çalışanı ve 2,7 milyon Euro’luk BT projesi yatırımlarıyla “Kurumsal Sosyal girişim ve inovasyonu” geliştirdiklerini belirten Akbulut, sıfır e-posta uygulamasıyla çalışma biçiminde pozitif bir dönüşüm sağladıklarını da söylüyor. Dünya genelindeki tüm Atos müşterilerine “karbonsuz hosting” sağladıklarını da anlatan Akbulut, globaldeki faaliyetlerine paralel olarak Türkiye’de de çevreci teknolojilere odaklandıklarını söylüyor.

Sosyal sorumluluk stratejilerinin başında “Sıfır karbon” yaklaşımının bulunduğunu belirten Orhan Akbulut, şehirlerdeki karbondioksit salınım oranlarını düşürecek teknolojilerden modern ye^ıilenebilir enerji üretim raş. totlarına varan geniş ve zengin bir yelpazeye sahip olduklarını dile getiriyor. “Biz de Atos Türkiye olarak bu yaklaşım ve strateji kapsamında, bağımsız bir danışman firmanın desteğiyle karbon ayak izimizi ölçtük ve karbon kullanımımızı daha aza indirmek için çalışmalar başlattık. Hedefimiz karbon ayak izimizi 2020 yılma kadar sıfırlamak” diyen Akbulut, Atos’un uygulamalarıyla yalnızca kendi iç yapısında çevreci olmakla kalmadığını, müşterilerinin çevreciliğine ve dünyanın daha yaşanabilir bir yer olmasına, sürdürülebilirliğine katkıda bulunduğunu ifade ediyor.

Ekolojik düzenin yanı sıra topluma dokunan projelere de imza attıklarını söyleyen CEO Orhan Akbulut, Atos Türkiye’nin bu konuda birçok başarı hikayesi olduğunu anlatıyor. Birbirinden değerli kurumsal sosyal sorumluluk projelerine imza atan Atos’un sadece sponsorluk ve projelere maddi desteklerle sınırlı kalmadığım vurgulayan Akbulut, bu yaklaşımın kendilerine dünyanın en prestijli yarışmalarından “Great Place To Work”te (En iyi İşveren) ödül getirdiğini de belirtiyor. Wellbeing at work uygulamasının bir sonucu olarak, sosyal sorumluluk projelerinde Atos çalışanlarıyla birlikte hareket ettiklerinin altını çizen Akbulut, “Bu konudaki en güzel

uygulamalardan biri çalışanların Adım Adım’ adını taşıyan sivil toplum kuruluşuyla birlikte bağış koşuculuğu yapıyor olması. Atos çalışanları Adım Adım aracılığıyla, amatör olarak yaptıkları sportif etkinlikleri sosyal çevreleriyle paylaşarak, toplumun yararına bir etkinliğe dönüştürüyor” diyor.

Spora yönelik projelerin de kendileri için önemli olduğunu anlatan Akbulut bu alandaki çalışmaları ise şöyle anlatıyor: “2002’den bu yana dünya çapında olimpiyat ve paralimpik oyunların bilgi teknolojileri ortağı olmayı sürdüren Atos’un bu iş ortaklığı aynı zamanda firmanın DNA’sma da yerleşmiş durumda. Çalışanlar bireysel olarak spor aktiviteleriyle ilgilendikleri gibi, özel hayatlarındaki bu tür hobileri, topluma fayda yaratmayı amaçlayan sosyal sorumluluk projeleriyle birleştirme konusunda oldukça hevesli davranıyor. Şirket çalışanları, Antalya ve Avrasya Maratonu olmak üzere yılda 2 kez maratonlara katıldığı gibi Bozcaada ve Belgrad Ormanı’nda gerçekleştirilen daha küçük koşulara da katılıyor. Son olarak Avrasya Maratonu’na katılan Atos çalışanları, Korunmaya Muhtaç Çocuk Vakfı ‘Koruncuk’ için koştu ve bağış topladı.”

Atos Türkiye’nin çalışanlarının dahil olduğu projelerin bununla sınırlı olmadığını dile getiren Akbulut, şirket dışında gerçekleştirilen geniş katılımlı dahili toplantılarda, takım çalışmasına ve motivasyona yönelik aktiviteler gerçekleştirdiklerini de aktarıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir