Çikolatanıza son kez bakıyor olabilirsiniz!

İki dev şirket tüm dünyanın kakao üretim sürecini ele geçirmek üzere! Bunun elinizde tuttuğunuz çikolata için ne anlam taşıdığını biliyor musunuz?

Tarladan toplanan işlenmemiş kakao çekirdeğinin kakao tozu, likörü veya yağına dönüşerek süpermarket raflarındaki yerini alana kadar geçirdiği süreç, bugüne kadar çok fazla kişinin ilgisini çekmiyordu. Fakat yakın zamanda meydana gelen iki iş anlaşması, tüm gözlerin bu sürece çevrilmesine yol açtı. Yeni gelişmelerden sonra, çikolata endüstrisinin bir daha hiçbir şekilde aynı kalamayacağı söyleniyor.

Reuters, Kasım ayının başlarında Cargill’in dev tarım şirketi “Archer Daniels Midland’s”ın (ADM’s) kakao işletmelerini satın almak için 2 milyar dolar harcayacağını duyurdu. Eğer bu anlaşma gerçekleşirse, endüstri, yılın ikinci büyük anlaşmasıyla tanışmış olacak. İlki, temmuz ayında, İsviçreli çikolata üreticisi Barry Callebaut’un Petra Foods’un kakao birimini 860 milyon dolara satın almasıyla  gerçekleşmişti. Bu anlaşma, %25’lik payla, Barry Callebaut’u dünyanın en büyük kakao işleyicisi haline getirmişti. Cargill’in ulaşmayı hedeflediği pay ise, %35’e ulaşıyor.

Diğer anlaşma da gerçekleşirse, bu durum, dünya kakao işleme pazarının %60’dan fazlası iki şirketin kontrolüne girmiş olacak. Zaten bu şirketlerden alışveriş yapan büyük üreticiler çok fazla endişeye kapılmazken, dünyadaki bağımsız üreticiler oldukça tedirgin olmuş durumdalar. Tedirginliğin nedeni tek nedeni fiyatların yükselecek olması riski değil; aynı zamanda bu yeni süper güçlerin “özel tat ve biçimdeki” küçük şirket taleplerini karşılamayarak, piyasadaki çeşitliliği ortadan kaldırması.

Öte yandan uzmanları endişelendiren bir başka görünmeyen sorun da, tekelleşmenin, bu iki süper güce hammadde temin eden çiftçiler için ne anlam taşıyacağı? Bilindiği gibi kakao üreticisi çiftçiler dünyanın en fakir ülkelerinde yaşıyorlar ve bu yeni durum onlar için mevcudun da altına düşen alış fiyatları anlamına gelebilir.

Bu süreçlerin, elimizde tuttuğumuz çikolatalar açısından ne anlama geleceği ise, üreticilerin pazarın yeni durumuyla gösterecekleri uyum ya da uyumsuzluk süreçleriyle ortaya çıkacak. Bazı üreticiler, bu birleşmelerin hammadde tedariki konusundaki seçenekleri azaltmasından dem vurmaya başladılar bile. Bağımsız Dante Confections şirketinin sahibi Santi Falcone bu üreticilerden biri.

Çikolatalarını üretebilmek için büyük ölçüde Cargill ve ADM’nin sunduğu hammaddeye bağımlı olduğunu belirten Falcone, Cargill ile 6 aylık daha sözleşmesi olduğunu, buna karşın bazı aksilikleri ortadan kaldırmak ve üretimin durmasını engellemek için kimi zaman ADM’ye ve diğer şirketlere de başvurduğunu söylüyor. Örneğin Ekim ayında meydana gelen bir gecikme yüzünden acilen yeni seçenekler aramak zorunda kaldıklarını ve farklı bir şirketten ek hammadde alımı yoluna giderek krizi aştıklarını belirten Falcone, bu tür birleşmelerin daha da artması sonucunda artık böyle bir alternatife de sahip olamayacaklarını, bunun da çeşitli riskler yarattığına dikkat çekiyor. “Şu anda başka bir şirket bilmiyorum mesela” diyen Falcone, tehlikeyi şöyle anlatıyor: “New York’ta eskiden çok sayıda şirketle çalışıyorduk; hepsi büyük şirketler tarafından yutuldu gitti!”

Tekelleşmenin kakao ve çikolata endüstrisi üzerindeki kısa dönemli etkileri az çok tahmin edilebilse de, yerel pazarlar, yerel üreticiler ve istedikleri zaman istedikleri çikolatayı süpermarketlerden satın almaya alışmış tüketici açısından uzun vadede ne tür sonuçlar yaratabileceği henüz kestirilemiyor! (foreignpolicy.com)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir