Kapat !


E-TİCARET 2.0 ŞART

MasterCard Güneydoğu Avrupa Şenel Müdürü Mete Güney î-ticarette ödeme adımının alışveriş ieneyiminin küçük bir kısmını oluşturduğunu, dolayısıyla önemli olanın tüketiciye sunulan katma leğer olduğunu söylüyor. Türkiye’de î-ticaret, ucuz ürünlerin bulunduğu 3ir mecra olarak algılanıyor.

Halbuki diğer avantajların da vurgulanması gerekli. İşte e-ticaret 2.0 bu. Detayları Güney’den dinliyoruz…

MasterCard Türkiye’de e-ti-caret operasyonunu yakından izleyen paydaşlardan. Ödeme sistemleri olarak operasyonun içinde olduğu kadar tüketici eğilimlerini ve trendlerini inceleyen araştırmalarıyla da sektörün işleyişine hakim. Bu kapsamda sektörün durumunu ve gelecekte öne çıkacak trendlerini MasterCard Güneydoğu Avrupa Genel Müdürü Mete Güney ile konuştuk.

Genel hatları itibariyle Türkiye’deki e-ticaretin durumu nasıl?

Biz genelde e-ticaretin büyüme rakamlarına bakıyoruz. 2013 yılında da yüzde 37 büyümüş, aynı dönemde kartlı harcamaların büyümesi de yüzde 17 civarında. Aslında hızlı bir büyüme söz konusu. Ama bu bizi yanıltmasın çünkü e-ticaretin genel durumuna baktığımızda toplam içindeki payı yüzde 1 civarında. Bu rakam aslında dünyayla kıyasladığımızda çok küçük kalıyor. Biz 2013 yılına ilişkin bir çalışma yapmıştık. Oradaki verilere göre e-ticaretin perakende içindeki payı İngiltere’de yüzde 10, Amerika’da yüzde 7, Rusya ve Brezilya’da yüzde 2-2,5 mertebesinde, Meksika’da 2’ler mertebesinde. Türkiye’de yüzde 1 olması, Türkiye’nin bu alanda istenen seviyede olmadığını ama olumlu yönden bakarsak bu alanda fırsatlar olduğunu gösteriyor. Biz yaptığımız çalışmada araştırmayı yapan ekipten Türkiye’deki e-ticaretin değerlendirmesini istedik ve İngiltere ve Amerika ile kıyaslayın, dedik.

Neden Türkiye diğer pazarlara göre düşük seviyede?

Sonuçlar ne çıktı?

Araştırmada bütün bileşenlerine bakıldı. İlk başta ne kadar kişi internete erişebiliyor. Her ne kadar Türkiye’de 40 milyon civarında kişinin internete eriştiğini söylesek de hem bilgisayar sahipliği bakımından hem yüksek hızlı internet erişimi bakımından hem maliyetleri bakımından belirttiğim ülkelerden Meksika dışında hepsinden gerideyiz. Aslında bunun bir sonucu olarak da online satış yapan mecra sayısı da çok az. Master Index çalışmamıza göre online satış yapan sayısı küçük işletme sayısı yüzde 10-12 mertebesinde. Online satışı olmayanlara “Yapmayı düşünüyor musunuz” diye soruyoruz, yüzde 75’i “Hayır” diyor. Bu e-ticaret için hala istenen erişimin, satış miktarının olmadığını gösteriyor. Yeteri kadar mağazanın orada olmaması e-ticaret ile ilgili değer algısının da istenen seviyede olmadığını gösteriyor. Sorduk tüketicilere “Neden e-ticareti seviyorsunuz?”, “Neden kullanmıyorsunuz?” Kullanmayı tercih etmeyenlerin temelde üç cevabı vardı. Bir tanesi ürüne dokunmak istemeleri. İkinci cevap ihtiyacım yok, dedi. Üçüncüsü ise finansal bilgilerin paylaşılması ile ilgili tereddüt. Aslına bakılırsa kartla yapılan işlemlerin güvenirliği bakımından Türkiye Avrupa’da en güvenilen ülkelerden biri konumunda. Türkiye’de toplamdaki kart cirosu içerisinde sahtekarlık oram gayet düşüktür. Aslında burada Türk tüketicisinin bilinçlendirilmesi gerekiyor. Türkiye’de internetten alışveriş yapmayanların büyük kısmı, fmansal bilgilerin paylaşılmasında tereddüt yaşıyor. Bu kişilerin tereddütlerini aşmaları için bu alışveriş deneyimini yaşamalan gerekiyor.

Tüketiciler bu deneyime nasıl çekilebilir?

Türkiye’de e-ticaret sitelerinin kurgusuna bakıldığında internetin sağladığı faydalar açısından kısıtlı bir alanda faaliyet gösterdikleri görülüyor. Genelde internetten uygun fiyatlar alışveriş avantajının altı çiziliyor. E-ticaretin avantajları sadece bununla mı kısıtlı? Hayır değil. Buradaki algının da kırılması gerekiyor. Türkiye’de e-ticaret 2.0’ı oluşturmamız lazım.

Bundan kastınız ne?

Tüketici algısını zenginleştirmek, derinleştirmek gerekiyor. İnterneti sadece ucuz ürünlerin bulunduğu bir mecra algısından daha öteye götürmek. Sadece ucuz ürün değil, her ürün burada bulunabilir, sizin için rahatlık vardır, bilgi toplamak imkanı vardır. Bütün bunları e-ticaretin değer algısında konumlarsak daha fazla tüketici buraya ulaşacaktır. Daha fazla talep, daha fazla arzı da sağlayacaktır. Türkiye’de kısır bir döngü var maalesef e-ticarette. E-ticaret 2.0 ile bu algı kırılabilir. MasterCard olarak bizim yaptıklarımız da bu yönde.

Özetle nedir bu çalışmalar?

Hem tüketicileri bilinçlendirmeye çalıştık, hem kartı olmayan tüketicilere de burada alışveriş imkanı sunduk. O süreci mümkün olduğu kadar rahat bir şekilde geçmelerine imkan vermeye çalıştık. Türkiye’de 26 milyon kredi kartı hamili, 33 milyon banka kartı hamili bulunuyor. 54 milyonluk yetişkin nüfus içerisinde kartı olmayan bir kitle var. İşte bu kitleye özel ön ödemeli kartları çıkardık. İş ortaklarımızla ürünler geliştirdik. Bu ürünlerle amacımız o kitleye fınansal bir araç sunmak. Şu aşamada bu proje olumlu ilerliyor. Bunu aslında biraz da denemek için yapmıştık. Ama beklediğimizin ötesinde sonuçlar verdi. Bunun dışında değer algısını geliştirmek adına Türkiye’de üç senedir e-fest isimli elektronik ticaret festivali düzenliyoruz. Buna devam edeceğiz. Son olarak da asıl işimiz de olduğu için elektronik ticarette güvenli ödeme yapma yönünde çalışmalar yapıyoruz. Dijital cüzdan çözümleri, aplikasyonlar bunlardan bazıları… Çünkü e-ticarette sürece bakarsanız ödeme o işlemin yüzde 5’inden azıdır, yüzde 95’inde tüketiciye sunulan katma değer önemlidir. Eğer siz o yüzde 95’te o katma değeri sunarsanız, o yüzde 5’te bunu rahat bir şekilde yapmak için size destek oluruz.

Önümüzdeki dönemde e-ticaretteki trendler ne olacak?

Bunlardan en önemlisi tüketicilerin değişimi. Tüketiciler zaten git gide bilgisayarlarla daha haşır neşir oluyor. Digital native denilen bilgisayarlarla doğan kuşak sahneye çıktığında e-ticaretin çok daha farklı noktalara geleceğini düşünüyoruz. Master Index’e göre Türkiye’de 8-10 milyon kişinin internette alışveriş yaptığı görülüyor. Bu rakamı eğer o segmente odaklarsanız ben bu rakamın hemen hemen iki katma çıkacağını öngörüyorum. Yüzde 15 olan oran bu segmentte yüzde 30’ları geçiyor. Bu segment e-ticareti farklılaştıracak seg-ment olacak. Bununla birlikte biz fiziksel alışveriş ile online alışverişin birbirine yaklaştığını görüyoruz. Burada tüketiciler karar verecek. Kararını da değeri maksimize etme yönünde alacak. Her bir tüketici segmenti kendisi için değer neredeyse oraya yönlenecek. Önümüzdeki dönemde mobil aplikasyonların artacağını da düşünüyoruz. Tüketici için farklı bir değer yaratmak söz konusu. NFC’den örnek verelim. Çok güzel bir teknoloji ama tüketiciye göre uygulanmadığı için istenen seviyelere gelmedi. Ama tüketici için bir değer olduğunda tüketici onu hemen algılıyor ve tavsiye ediyor. Önümüzdeki dönemde insanlar birçok farklı cihazdan internete ulaşacaklar. Bu sadece cep telefonu ya da tablet değil saat, gözlük, araba, buzdolabından internete girilecek. Bu her yerden alışveriş

yapılacağı anlamına da geliyor. Tüketici orada basit ve her mecrada standartlaşmış şekilde alışveriş deneyimini arayacak. Bunu yapan uygulamalar da başanlı olacak. Birçok site mobil uyumlu artık. Sizin araştırmanızın da gösterdiği gibi özellikle gençler mobile kayıyor.

Dijital cüzdan da ne aşamadayız?

Dünyanın hemen hemen her ülkesinde dijital cüzdan konusu popüler bir konu. Biz bunu MasterCard’ın kendi standartlarıyla henüz getirmedik ama önümüzdeki dönem için değerlendiriyoruz. Şu an aslında sektör olarak doğruları kurgulama, en doğruyu bulma dönemindeyiz. Bankalar cüzdanlar çıkartıyor, operatörler cüzdanlar çıkarıyor. BKM cüzdan çıkardı. Burada tercihi tüketiciler verecek. BKM Express toplumun bilinçlendirilmesi açısından güzel bir örnek. Tüketiciler gelecekte farklı uygulama ve çözümlerden ödemelerini cep telefonları ya da diğer internete bağlanan cihazlardan yapacaklar. Bu kaçınılmaz bir trend. Oraya giden yolu birlikte keşfedeceğiz.

MasterCard’ın üzerinde çalıştığı yeni teknolojiler neler?

Bizim ödemeyi kolaylaştırmak üzerine çalışmak için oluşturduğumuz dört labo-ratuvar var. Bu laboratuvarlar yeni teknolojileri konsept haline getiriyor sonra da bunları pazarlara yayıp pazarlarda ticari şekilde lansmanmı yapıyor. Cep telefonu üzerinden sipariş vermeyi, ödeme yapmayı kolaylaştıran uygulamalar söz konusu. Çok farklı uygulamalar da var. Örneğin televizyonda bir beyzbol maçı seyrediyorsunuz, oradaki oyuncuların formasını skor yaptıktan sonra hemen sipariş edebilirsiniz. O an stadyumdaysanız oturduğunuz yeri biliyoruz ve o sipariş direkt olarak sizin oturduğunuz yere getiriliyor.


forivia

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir