Gelişmekte olan ülkelerdeki haber akışlarına dikkat

Dünya Haziran’daki Fed toplantısını, bizim bor samız ise 100.000’de dalya demeyi bekliyor. Bütün gelişmelere rağmen dolar 3.55’in altında kalıcılaşmayı başaramadı. 3.63’ün üzerindeki bir hareket tansiyonu artırabilir…

SİYASET ve veri gündeminin hafiflediği bir haftaya giriyoruz.

Önceki haftaların aksine bu hafta yurtiçinde de dışarıda da siyasi trafik daha sakin görünüyor. Buna karşın Cumhurbaşkam’nın Adalet ve Kalkınma Partisi’ne üyeliğinin ardından kabinede bir revizyon olabileceği ve yeni bir ekonomi programı açıklanabileceği beklentisi hala canlı. Şu ana kadar bu konuda tabir yerindeyse ser verip sır verilmedi, ilerleyen günlerde bu konuda yapılacak açıklamalar piyasalar üzerinde etkili olabilir. Siyasi trafikte olduğu gibi ekonomik veri takviminde de oldukça sakin bir haftaya giriyoruz. ABD tarafında özellikle Cuma günü açıklanacak istihdama ilişkin veriler ön planda olsa da verilere bağlı bir trend değişimi beklemiyoruz.

HİSSE BAZLI HAREKETLER ÖN PLANDA

Geçtiğimiz hafta yurtdışmda Fed toplantı tutanakları ve OPEC toplantısı takip edilirken, yurtiçinde hisse bazlı hareketlerin haftaya damgasını vurduğunu gördük. Koç Holding ve Sabancı Holding hisselerinde görülen ortak satışları, endeks üzerinde baskı oluşmasına neden oldu. Her iki hissenin de toplu satışında ıskonto uygulanması ve piyasada patron satışlarına yönelik geçmişten gelen olumsuz algı, başta holding hisseleri olmak üzere grup şirketlerini baskıladı. Özellikle Koç Holding ve iştiraklerinde görülen satışlar Perşembe gününe damgasını vurdu. Hisse satışları şirketlerin yönetiminde ya da gelecek projeksiyonlarında bir değişime neden olmasa bile kısa vadede buradaki satış fiyatlarına doğru olan yakınsama yadırganmamalı. Orta vadede bu satışların etkisinin ortadan kalkmasını beklemekle birlikte yatırımcının bir süre bu hisselere temkinli yaklaştığını görebiliriz.

FED HAZİRANI İŞARET ETTİ AMA…

Mayıs ayında gerçekleşen Fed toplantısına ait tutanaklar geçtiğimiz hafta yayınlandı. Mayıs ayındaki toplantı özetinde görüldüğü gibi tutanaklar da haziran ayında faiz artışını işaret etti. Bununla birlikte bu toplantıda bilançonun küçültülmesi için atılacak adımların görüşüldüğü de görüldü. Buna karşın tutanaklara enflasyondaki iyileşmenin yavaşladığına dair bir ibarenin girmesi, Fed’in haziran ayında faiz artırsa bile, sonrasında oldukça yavaş adımlar atacağı, bilanço küçültme operasyonuna başlansa bile bunun sembolik kalacağı şeklinde değerlendirildi.

Bu durum zayıf dolar ve güçlü hisse piyasaları denkleminin devam etmesini sağladı. Piyasa bir süredir Fed’in haziran ayında faiz artışı yapacağını biliyor ve bekliyor olsa da fiyatlamalarda, sonrasının daha sakin olacağı beklentisi hakim. Buna karşın toplantı tarihi yaklaştıkça artırılması beklenen bu faizin piyasaya yansımalarını görebiliriz. Özellikle ABD Başkanlık seçimleri öncesine dönen Dolar Endeksi bu faiz artışının etkisi ile toparlanma eğilimine girebilir. Bu nedenle yakından izlemekte fayda olduğunu düşünüyoruz.

TRUMP ÖNCESİNE DÖNDÜ

Trump’ın Başkan seçilmesi ile birlikte çok güçlü bir trend yakalayan dolar, Trump’m yarattığı hayal kırıkları ve söylem değişikliklerinin etkisi ile Başkanlık seçimleri öncesine geri döndü.

Geçtiğimiz hafta yüzde 96.80 civarında destek bulan Dolar Endeksi (DXY), bu hafta ABD’den gelecek verilerde toparlanma görülecek olursa Fed faiz artışı beklentisi ile bu yükselişini devam ettirebilir. Ağustos 2014’ten itibaren zaman zaman ihlaller olsa da 500 günlük ortalamasının üzerinde tutunmayı başaran Dolar Endeksi, önceki hafta bu ortalamanın altma sarktı, geçtiğimiz hafta ise bu ortalamanın hemen altındaki seyir devam etti. Bu hafta olası bir tepki için de öncelikle bu ortalamanın bulunduğu 97.65 seviyesi takip edilebilir. DXY bu seviyenin üzerinde kapanışlar yapmaya başlayacak olursa dolarda bahsettiğimiz güçlenme başlayabilir.

ÇİN VE HONG KONG’UN NOTU İNDİRİLDİ

Geçtiğimiz hafta Moody’s Çin’in ve Hong Kong’un kredi notlarını düşürdü. Kredi notlarındaki bu düşüş kalıcı bir etki oluşturmamış olsa da, özellikle Çin’de Shanghai Bileşik Endeksi’nin yakından takip edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Shanghai Bileşik Endeksi 3.020 civarında ikinci dibi yaptıktan sonra 3.100’ün üzerinde bir haftalık kapanış gerçekleştirdi. Piyasada dikkatler genellikle ABD, dolar ve Trump üzerine kesilmiş olsa da Asya tarafının ihmal edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Çin hisse senetlerinde önceki haftalarda görülen düşüşler derinleşecek olur ve geçtiğimiz hafta görülen dip seviyelerin altı gündeme gelecek olursa şu ana kadar bir bulaşıcılık söz konusu olmasa bile sonrası için bu etki görülebilir.

Çin dışında Brezilya ve Venezuela’da da devam eden siyasi gerginlikler de henüz gelişmekte olan ülkeler için bir tehdit olmaktan uzak olsa da gelişmekte olan ülkelerde biriken bu stresin izlenmesinde fayda olduğunu düşünüyoruz.

Borsa İstanbul Rekor Tazeledi

Geçtiğimiz haftanın iik yarısında BIST’teki yükseliş isteği dikkat çekerken Koç Holding ve Sabancı Holding hisselerindeki ortak satışlarının etkisi ile haftanın ikinci yarısını sınırlı kayıplarla geçirdi. Hafta içinde BIST-100 en yüksek 98.794 ile tarihi zirvesini görmüş oldu. Endeksin yılbaşından sonra başlattığı yükseliş trendi bu hafta 94.500 civarında bulunuyor. Bu seviye öncesinde ise geçtiğimiz haftanın zirve seviyeleri olan 96.500 civarı güçlü destek konumunda. Bu hafta aşağı yönlü hareketlerde izleyeceğimiz en önemli seviyeler buralar. Bu hafta herhangi bir gerekçe ile 94.500 altına sarkılacak olursa satışların sertleştiğini görebiliriz.

Bu nedenle 94.500 altında temkinli olmakta ve yeniden alım için en azından 91.000/91.500 aralığına kadar bir geri çekilme ya da yeniden bu trendin üzerine çıkış beklenmeli. Şu an için geçtiğimiz hafta test edilen zirve seviyelerin de bulunduğu 98.750 ile psikolojik olarak takip edilen 100.000 bölgesi direnç olarak izlenebilir.

Endeksteki momentumu göz önünde bulundurduğumuzda aşağı yönlü sert bir düzeltmeden bahsetmek için erken olsa da, mevcut seviyelerden başlayacak bir düzeltme hareketinin de sert olabileceği göz önünde bulundurulmalı. Bu nedenle de yapılacak tüm alımların bir stop-loss stratejisi dahilinde yapılmasının faydalı olacağını düşünüyoruz.

Dolar/TL’de 3.55 üstünde tutunma çabası

Son haftalarda sürekli olarak dolar/TL’de 3.55 ve altında 3.48’de güçlü destekler olduğunu, bu bölgenin orta vadeli alım fırsatı oluşturduğunu ifade etmiştik. Önceki hafta Trump konusunda ortaya çıkan tartışmalar kurun hızla 3.62’nin üzerine çıkmasına neden olmuştu. Bu yükselişin ardından 3.55’in artık çok daha güçlü bir destek haline geldiğini ve yeni alım bölgesi olarak 3.61-3.55 aralığının takip edilebileceğini belirtmiştik. Bu bölgeyi bu hafta da aynı hassasiyetle takip etmek gerektiğini düşünüyoruz. Dolar Endeksi’ndeki dip çalışması, küresel ölçüde devam eden iyimserlik gibi etkenler dahi doların 3.55 altında kalıcı bir hareket başlatmasını engelledi. Bu durum düşemeyen kurun yükselmesi ile sonuçlanma ihtimalini artırıyor. Henüz küresel boyutta bir etkisi görülmese de birçok bölgede özellikle de gelişmekte olan ülkelerde lokal sorunların, haber değerinin artmaya başlıyor olması dikkat çekici. Bu nedenle kurda aşağı yönlü hareketlere daha temkinli yaklaşıyor. Özellikle 3.63’ün üzerine olacak bir hareketin, kurdaki tansiyonu artıracağını düşünüyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir