Kapat !


Iran ve Irak ile temas dış ticarete yön verecek

Iran Cumhurbaşkanı Ruhani ve Irak Başbakanı Maliki nin aralık ayında gerçekleşmesi beklenen ziyaretleri, 2014’ün dış ticaret stratejisi açısından belirleyici olacak. İran’ın Batı ile yalanlaşması konusunda “temkinli iyimserlik” içinde olan iş dünyası, Irak’m ise Mısır ile iplerin kopması sonrasmda Körfez ihracatuıda yemden “transit ülke” olmasını istiyor.

Türkiye kamuoyunda barış süreci ve dershanelerin kapatılması eksenli tartışmalar gündemin çok önemli bir bölümünü işgal ederken, iş dünyası açısından son günlerin en popüler tartışma konusu ise başka. İş dünyası, İran ve Irak ile yakınlaşan ilişkilerin dış ticarette nasıl fırsatlar yaratacağını merak ediyor.

İşadamları bu soruyu sormakta hiç de haksız değiller. Zira Mısır’ın Kahire Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalı’yı “istenmeyen adam” (persona non grata) ilan ederek Türkiye ile köprüleri atması somasında, bu ülke üzerinden Kuzey Afrika ve Körfez bölgesi ile ticaret yapan işadamları gözünü Irak ve İran’a dikti. Çünkü İran’a yönelik uluslararası yaptırımların hafifletilmesi ve Irak Kürdis-tan Bölgesel Yönetimi ile girilen enerji ittifakı, yeni dönemde bu iki ülkenin dış ticaretteki en kritik ülkeler olacağına işaret ediyor.

15 MİLYAR DOLAR ETKİ

Haziran ayında yüzde 50’nin üzerinde oy alarak İran Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan Haşan Ruhani, beş ay içerisinde ülkesine uygulanan ambargoyu hafifletmeyi başardı. İran hükümeti, İsviçre’nin Cenevre kentinde ‘5+1’ diye adlandırılan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi ABD, Rusya, Fransa, İngiltere, Çin ve Almanya ile masaya oturdu.

Tüm dünyanın heyecanla izlediği zirvenin sonunda, İran uranyum zenginleştirme oranlarını düşürme sözü verdi. Karşılığında ise kendisine uygulanan ambargonun aşamalı olarak kaldırılması konusunda 5+1 ülkelerinin sözünü aldı. İlk etapta İran’a yönelik ambargo altı aylık süre için yumuşatılacak. İran’ın nükleer programının barışçıl amaçlar taşıdığına ikna olunursa, ambargonun tamamen kaldırılması gündeme gelecek.

Uzmanlar, İran’ın sözlerini tutması halinde brent petrolün varil fiyatının 110 dolar seviyelerinden 80 dolara kadar gerileyebileceği tahmininde bulunuyor.

Petrol fiyatlarında böylesine bir gerileme, Türkiye’nin cari açık faturasına 15 milyar dolarlık olumlu etki yapabilir.

RUHANİ, TÜRKİYE’YE GELECEK Mİ?

İran ekonomisine yapılacak bu aşı, Türkiyeli ihracatçıların da iştahını kabartıyor. Özellikle gıda, tekstil, tıbbi malzeme, petrokimya türevi ürünler ve otomotiv yan sanayi alanında faaliyet gösteren şirketler İran’daki gelişmeleri yakından takip ediyor. İran’daki tedarikçi ve alıcılarla bağlantıya geçmek için kollan sıvayan şirketler, 11 Aralıkta İstanbul’da gerçekleştirilecek ‘İran-Türkiye İş Zirvesi’ne hazırlanıyor.

ABDİ İBRAHİM İRAN YOLCUSU

Bu arada İran-Türkiye Kara Ulaştırma Komisyonu (KUK) toplantısının da geçen hafta içinde Ankara’da gerçekleştirildiği bilgisini verelim. Sessiz sedasız gerçekleştirilen toplantıda alınan bir kararla, İran’dan transit geçen Türk TIR’larından alman akaryakıt fiyat farkı kaldırıldı.

Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin de aralık ayı içinde Şeb-i Arus törenlerine katılmak üzere Türkiye’yi ziyaret etmesi bekleniyor. İran resmi makamları henüz Türkiye ziyaretine ilişkin net bir açıklama yapmazken, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğ-lu twitter hesabından yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan’ın davetini Ruhani’ye ilettiğini kaydetti.

İran pazarına girmek için elini çabuk tutan şirketlerin başında İpekyol ve Abdi İbrahim geliyor. İranlı Zarrab ailesiyle distribütörlük anlaşması imzalayan İpekyol, İran’daki ilk mağazasını şubat ayında Tebriz’de açacak. İlaç üreticisi Abdi İbrahim’in Yönetim Kumlu Başkanı Nezih Barut ise Reu-ters’e yaptığı açıklamada, “İran’daki firmalarla temasa geçtik. İlk aşamada an-tidepresan ve nörolojik ilaçlarla pazara gireceğiz. İran’da üretime geçmemiz 2015’i bulur” dedi.

Türkiye’nin İran’a ihracatındaki en büyük kalemi kimyevi maddeler oluşturuyor. İstanbul Kimyevi Madde ve Mamülleri İhracatçılan Birliği Başkanı Murat Akyüz, İran ile yakalanan yumuşama ortamının sevindirici olduğunu belirtirken, “Ancak uzun vadeli yatırım kararı almak için henüz çok erken. Önce bu altı aylık sürenin nasıl geçtiğini görmeliyiz. Temkinli iyimseriz” diyor. Akyüz, İran ile ticarette mesafe kat edilebilmesi için petrokimya türevleri ve bağlı ürünlere uygulanan yüzde 30 oranındaki verginin düşürülmesinin şart olduğunu vurguluyor.

IRAK “TRANSİT ÜLKE” OLUR MU?

Bir başka çetrefilli konu ise Irak’ın transit ülke olarak kullanılıp kullanılamayacağı. Çünkü Mısır’ın Türk diplomatlara gösterdiği tavn Türk TIR’larına da göstermesi halinde, yaklaşık 10 milyar dolarlık Körfez ihracatı tehlikeye girecek. Bu tehlikeyi bertaraf etmenin tek yolu ise Irak’ın yeniden “transit ülke” haline gelmesi. Yani Ortadoğu ve Körfez ülkelerine ihracatın Irak üzerinden yapılması.

Ekonomist’in üzerinde titizlikle durduğu ve kamuoyunun gündemine oturttuğu ‘transit ülke’ yaklaşımı, aralık ayında Türkiye’ye gelmesi beklenen Irak Başbakanı Maliki ile konuşulacak konuların başında yer alıyor. Bu desteği almanın yolu da, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’yle varılan petrol anlaşmalarına Bağdat yönetiminin onayını almak. Aksi takdirde Irak’m transit geçiş güzergahı olmak bir yana, Irak yönetimiyle ilişkilerin daha da sertleşebileceği tahmin ediliyor.

İran’a 7 milyar dolarlık suni tenefüs

İran ile 5+1 ülkeleri arasında varılan anlaşma kapsamında, İran’ın Batılı bankalarda dondurulmuş rezervlerinin bir kısmı insani amaçlı ithalat ve tıbbi araç gereç alımı için serbest bırakılacak. Petrol ihracatı ve bankacılık alanındaki kısıtlamalar sürse de petrokimya ürünleri ihracatı ile altın ve kıymetli madenler ticaretindeki kısıtlamalar askıya alınacak. Anlaşma ile altı aylık bir süre zarfında ambargo nedeniyle nefessiz kalan İran ekonomisine yaklaşık 7 milyar dolarlık bir ‘suni teneffüs’ yapılmış olacak.

“Mısır izin vermezse, Süveyş’i kullanırız”

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Çetin Nuhoğlu, Mısır üzerinden gerçekleştirilen ticarette şimdilik herhangi bir sorun yaşanmadığını belirtiyor. Mısır’ın kendi çıkarlarından dolayı Türk mallarının geçişine mani olmayacağını ifade eden Nuhoğlu, “Ya Mısır fikir değiştirir ve Türk TIR’larını engellerse?” sorumuza karşılık “B planı olarak uluslararası taşımalara açık olan Süveyş Kanalinı kullanmak zorunda kalırız. Ama bu da maliyetlerde ciddi artış anlamına gelir” yanıtını veriyor. Suriye’deki iç savaş nedeniyle, Körfez ülkelerine ihracat Mısır üzerinden yapılıyor. Ayda bin TIR’ı bulan Türk mallarını koruma görevini ise Mısır ordusu üstleniyor.


forivia

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir