Kuşak Farkına Dikkat Edin

Farklı nesillerden meslektaşlarla çalışmak değerli bir tecrübe ama önyargılar ve kibir bu değeri kuşak çatışması tehdidi haline getirebilir. Bir keresinde genç bir meslektaşıma şirketin düzenlediği ve onun koştuğu 5.5 kilometrelik yarışa katılmayı sabırsızlıkla beklediğimi söylediğimde bana “Elbette, yürüyerek de katılabilirsin.” diye yanıt verdi.

“Koşma imkanım da var, ben de öyle yapmayı planlıyorum” diyerek karşı çıktım.

Sizden farklı bir kuşaktan bir çalışanla diyalog kurarken konuşmanın olabilecek en iyi şekilde sonlanmasmı sağlayın. Bunu yapabilmek için de önyargılarınıza dikkat edin.

İdman konseptini yürekten benimseyen ilk kuşak olan II. Dünya Savaşı’nın sonrası doğumlular; kırklı, ellili ve altmışlı yaşlarında olmalarına rağmen hala koşuyorlar.

Sizin yaşınız daha büyükse, kuşak farkını şirkette geçirdiğiniz yıllardan edindiğiniz unutulmaz tecrübeleri paylaşarak kapatın. Genç çalışanların çoğu şirketin geçmişiyle ilgili bilgilerin değerini bilir ve zengin bir tarihi olan bir kuruluşta çalışmaktan gurur duyarlar. Hikayelerinizi paylaşmak şirketin kültürüne dair açlıklarını giderecek ve aynı zamanda onlarla bağ kurmanıza yardımcı olacaktır.

Eğer genç bir çalışansanız, yaşça büyüklerinizden biri işinde teknik bir sorunla karşılaştığında yardımınızı sunun. Yaşlı ve deneyimli bir çalışansanız, kendi alanınızda sahip olduğunuz büyük tecrübeyi istediklerinde iş arkadaşlarınızla paylaşın. Genç çalışanlardan biri beni ofisin gramer uzmanı olarak görüyor. Yardımımı istediğinde de uzmanlığımı zevkle onunla paylaşıyorum.

Hiçbir şekilde, kendinizden yaşça büyük veya küçük birine patronluk taslamayın. Geçirdiğiniz yıllar veya aşırı kendine güveniniz yüzünden her şeyi biliyormuş gibi de davranmayın. Kuşak farkına dikkat ederseniz köprüler kurmuş olursunuz, var olanları yakmış değil.


forivia

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir