Kapat !


OECD, dünyayı ve Türkiye’yi nasıl görüyor?

OECD’nirı en son “Economic Outlook” raporu dünya ve Türkiye’ye ilişkin önemli saptamalar içeriyor. Raporda, Türkiye’nin makroekonomik verileri tarafsız bir gözle değerlendirilmiş…

OECD’nin Kasım 2013 tarihli “Economic Outlook” raporu yayımladı. Raporda Türkiye ekonomisine ilişkin aşağıdaki özet görüşlere yer veriliyor:

“OECD’nin değerlendirmesine göre büyüme, yılın ilk yarısında güçlenmiş, kamıj altyapı harcamalarındaki artış ve güçlü özel tüketimle desteklenmiş bulunuyor. Mayıs ayından bu yana, uluslararası sermaye piyasalarındaki dengesizlikler faiz oranlarını yukarıya, döviz kurunu ise aşağıya çekmiş durumda. Finansman ve kredi koşulları destekleyici konumunu korurken, küresel talebin toparlanmasıyla ihracatın artması bekleniyor. Dolayısıyla büyümenin 2014-2015 döneminde yüzde 4’e ulaşacağı tahmin ediliyor.

Makroekonomik yönetime yönelik güçlükle tesis edilen güvenin korunması çok önemlidir. Devlet genel mali hesaplarının daha şeffaf hale getirilmesi gerekiyor.

Bankacılık denetiminin kalitesi, özellikle tüketici ve KOBİ kredilerindeki artışlar yakın denetim altında tutularak korunmalı. Dış finansman ihtiyacının ölçüsü dikkate alındığında, ekonomik potansiyelin altında seyretmesine rağmen, dış açığa yönelik artış tahminleri soğutma tedbirlerini gerektirebilir.”

MAKROEKONOMİK GÖRÜNÜM

OECD’nin raporunda Türkiye ekonomisine ilişkin diğer saptamalar ise şöyle:

■ 2013 yılındaki toparlanma iç talep sayesinde olmuştur. Konjonktüre rağmen güçlü biçimde oluşan kamu altyapı harcamalarındaki artış ve istikrarlı kredi artışlarıyla desteklenen özel tüketim sayesinde büyüme, 2013 yılında artış göstermiştir. Uluslararası piyasalardaki durgunluğun etkilediği keskin ihracat düşüşü nedeniyle özel yatırımlar zayıf kalmıştır.

■ Enflasyon ve cari açık yüksek düzeyde devam etmektedir. Zayıf büyümeye rağmen enflasyon ve cari açık yüksek düzeyde devam etmektedir. Baz etkisi nedeniyle düşmesi beklenmekte, ancak gelecek iki yıllık dönemde yüzde 5 hedefinin üzerinde kalacağı tahmin edilmektedir. İstisnai altın alımlarmm ithalatın GSYH’ya oranını 1,5 puan artırmasıyla birlikte, Temmuz 2013’e kadar kümülatif cari açık yüzde 7 seviyesinde devam etmiştir.

■ Makroekonomik politika ılımlı destek sağlamaya devam edecektir. Sermaye piyasası baskısına karşı Merkez Bankası’nm cevabı nedeniyle mali koşullar daha sıkı hale gelmiştir, reel faiz oranları çok düşük düzeyde devam etmektedir. 2014-2016 Orta Vadeli Ekonomik Programı devlet harcama ve yatırımlarını sınırlamayı ve tarım desteklerini azaltmayı hedeflemektedir.

Ne var ki, yerel yönetim, sosyal güvenlik harcamaları ve kamunun altyapı ve konut faaliyetleri daha az izlenmektedir. Sıkı bankacılık düzenlemeleri, kredi kartları ve limit aşımları konusunda daha sıkı kurallarla yeniden uygulanmaya başlanmıştır.

Benzer bir tedbir, yetkili makamların öngördüğü biçimde tüketici ve KOBİ kredileri için de getirilebilir.

■ Beklenen toparlanma açısından riskler bulunmaktadır. Büyümenin 2014-2015 döneminde yüzde4’e ulaşacağı tahmin edilmektedir. Türkiye’nin dış finansman ihtiyacının boyutları ve özel sektörün döviz talebi, ülkeyi uluslararası sermaye akımlarındaki değişikliklere karşı savunmasız bırakmaktadır. Bu durum, bölgede devam eden jeopolitik gerilimlerle birlikte büyümeye yönelik olumsuz bir risk oluşturmaktadır.

OECD’NİN 2014 TAHMİNLERİ

OECD’nin Türkiye’nin gelecek yıl büyüme performansına ilişkin tahminleri ise şöyle:

■ Büyüme konusunda yüzde 3,8 ile 34 üyeli OECD içinde Şili’den (yüzde 4,5) sonra Kore ile birlikte ikinci; BRICS Ülkeleri dahil 40 ülke içinde Kore ile birlikte beşinci durumda (Çin yüzde 8,2, Endonezya yüzde 5,6, Hindistan yüzde 4,7).

■ Türkiye, işsizlik oranında 2014’te 34 OECD Ülkesi içinde yüzde 9,6 ile ll’inci olacak. (Euro Bölgesi yüzde 12,1, OECD yüzde 7,8)

■ TÜFE açısından Türkiye’nin 2014’te 34 OECD ülkesi içinde birinci (yüzde 6,1) olması bekleniyor. BRICS Ülkeleri dahil edildiğinde ise, Türkiye 40 ülke içinde Hindistan (yüzde 9,6) ve Endonezya’nın (yüzde 6,5) ardından üçüncü durumda.

■ OECD’nin cari açık/GSYH oranı tahminlerine göre, Türkiye 2014’te yüzde 7,2 düzeyi ile tüm OECD ve BRICS ülkelerini geçerek birinci olacak ve 62,2 milyar dolar açık verecek.


forivia

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir