Piyasalar gider Mersin’e, reyting kuruluşları tersine!

Piyasalar gider Mersin’e, reyting kuruluşları tersine!

Küresel kriz, reyting kuruluşlarına karşı güven kaybı yarattı. Türkiye piyasaları uzun süredir reyting kuruluşlarının değerlendirmelerine tepki bile vermiyor. Uzmanlar, bunu notların inandırıcı olmamasına ve ekonominin sağlam yapısına bağlıyor…

REYTİNG, kökeni İngilizce olan bir kelime. Anlamı kredi derecesi ya da kredi notu olarak özetlenebilir.

Reyting sadece ülkeler için değil, şirketler için de yapılan bir derecelendirme işlemi. Dünyada kredi notu veren üç büyük reyting kuruluşu var. S&P, Moody’s ve Fitch. Bunlara Japon JCR, Çinli Da-gong ve Kanadalı Dominion Bond Rating’i de ekleyebiliriz.

Kredi notu kuruluş bazında küçük farklılıklar taşısa da mantık aynı. Örneğin, alınabilecek en yüksek kredi no tu AAA (ya da Aaa), en düşük not ise D. Bu notlara, geleceğe ilişkin beklentileri göstermek açısından, + ya da – gibi işaretler va da durağan, grup içindeki farklılıkları göstermek için S&P ve Fitch’de + ve – işaretleri, Moody’s’de 1, 2 veya 3 sayıları ekleniyor. Buna göre örneğin S&P ve Fitch’den BBB- almış bir ekonomiyle BBB almış bir ekonomi arasında fark var demek. BBB almış ekonomi BBB – almış ekonomiyle aynı not derecesine sahip olsa da daha güçlü demek. Bu notların yanına ekonominin geleceğine ilişkin görünümü- patto MeClt nü vurgulamak için pozitif, negatif ya da durağan ifadeleri de ekleniyor. Bu eklemeler ekonominin kredi notunun gelecekte hangi yönde revize edilmesinin beklendiğinin ipucunu gösteriyor.

GÜVENİLİRLİKLERİ SORGULANIYOR

İşte bu kredi notlan bir dönem tüm ülkeler gibi Türkiye için de çok önemliydi. Bir dönem diyoruz. Çünkü dananın kuyruğu 2009 yılındaki küresel krizde koptu. Bu kredi kuruluşları tarafından “En iyi global banka” seçilen Amerikalı yatırım bankası Lehman Brothers battı. Bununla kalmadı, AAA + ile en yüksek kredi notu verilen Citigroup’un piyasa değeri 278 milyar dolardan bir anda 5 milyar dolara gerileyerek dibe vurdu. Bütün bu olumsuz olaylar sonrasında uluslararası piyasalarda ve finans çevrelerinde büyük bir güven kaybına uğrayan reyting kuruluşlarının derecelendirmeleri artık sorgulanır hale geldi.

Türkiye’de de son birkaç yıldır bu kredi kuruluşlarının değerlendirmeleri tepki çekiyor. 2012 yılı mayıs ayında S&P’nin Türkiye’nin kredi notunu düşürmesi o dönemde büyük tepki çekmişti. Çünkü Avrupa’da iflas eden Yunanistan ve İrlanda gibi ülkelerin notu aynı tarihte Türkiye’den daha yüksekti.

S&P’ve gösterilen tepki Türkiye’nin ilişkilerini koparmasını getirdi. Hazine ile olan anlaşması iptal edildi. Son dönemde ise, önce S&P, ardından Moody’s Türkiye’nin durağan olan görünüm notunu ‘negatife düşürdü. Türkiye’nin bugün itibariyle kredi notları, S&P’de BB+ (Negatif), Fitch’de BBB- (Durağan), Moody’s’de Baa3 (Negatif).

Fitch ve Moody’s’in değerlendirmelerine göre, Türkiye yatırım yapılabilir ülke statüsünde bulunuyor. Piyasalar reyting kuruluşlarının yaptıkları not değiştirmelerine olumsuz bir tepki vermedi. Negatif görünüm değişikliğine karşın ne kurlarda ne de faizde bir yükseliş olmadı. Piyasalarda endişe verici bir dalgalanma yaşanmadı. Uzmanlara göre, reyting kuruluşlarının notları yabancı sermaye açısından etkili olmaya devam etse de inandırıcılığı büyük oranda yitirmiş durumda.

“PİYASA ÇABUK ATLATIYOR”

Stratejist ve finans uzmanı Aydın Eroğlu, reyting kuruluşlarını kesinlikle güvenilir bulmuyor.

Buna örnek olarak, Yunanistan’ı krizden sonra üç kademe birden indirdikten sonra bir anda üç kademe çıkarmalarını gösteriyor. Ayrıca 2009 krizinden önce Lehman Brothers, S&P tarafından ?en iyi küresel banka? seçilmişti. Sonra battı. Citigroup AAA + notu verilen 278 milyar dolarlık bir gruptu. Bir anda piyasa değeri 5 milyar dolara düştü. Eroğlu’ya göre, not değerlendirme süreçleri suiistimal edilebiliyor. Krizden önce daha çok gelişmekte olan ülkelere not veriyorlardı. Ama şimdi gelişmiş ülkelere de not veriliyor. Not tedbir açısından yatırımcıya yönelik bir ipucu. Ancak artık realitenin çok gerisinde kaldığı düşünülüyor.

Reytingin etkisi var ama inandırıcı, güvenilir değil. Eroğlu, “S&P ve Mo-ody’s’in Türkiye’nin görünümünü negatife çevirmesinin devamında cumhurbaşkanlığı seçimi sorun olsaydı, o zaman belki not düşüşü gelebilirdi. Ancak şu anda sorun olmayacağı belli oldu. Olsa da piyasa çabuk atlatır” diyor. Eroğlu, Türkiye’nin borçlanma ve bankacılık sermaye yeterliliklerinin iyi durumda olduğuna dikkat çekiyor.

“SÜBJEKTİF OLDUĞU KANISI VAR”

Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Macit, reyting kuruluşlarıyla ilgili en önemli sorunu, derecelendirme kriterlerinin şeffaf olmayışı olarak görüyor. Macit’e göre, bir ülkeye not verilirken siyasi istikrar ne kadar önemli, hangi makroekonomik değişkenler hangi oranda notu etkiliyor bunu kimse bilmiyor. Bu da doğal olarak zaman zaman verilen notun sübjektif olduğu yönünde eleştiriler almasına neden oluyor. Aslında 2009 yılında yaşanan güven kaybından sonra sadece Türkiye açısından değil birçok ülke açısından kredi derecelendirme kuruluşlarının verdiği notun piyasalar üzerindeki etkisi azaldı. Ama bu durum reyting kuruluşlarının verdiği notun tamamen önemsizleştiği anlamına gelmiyor. Bugün dünyadaki büyük emeklilik fonları ve devlet fonları “yatırım yapılabilir” kategorisinin altında nota sahip olan ülkelere yatırım yapmıyor. Yine bankaların yaptığı bazı yurtdışı borçlanmalarda yapılan anlaşmalarda Türkiye’nin kredi notunun düşmesi durumunda bazı olumsuz yaptırımlar gündeme gelebiliyor.

“HAZİRAN SONRASINA DİKKAT!”

Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. İsmet Demirkol ise, gelişen piyasalardaki olumlu havanın haziran ortalarına kadar devam edebileceğine dikkat çekiyor. Demirkol’a göre, ancak temmuz ayından itibaren özellikle, cari açığın finansmanı sorunu, sermaye girişleri, büyüme ve enflasyon konuları tekrar Türkiye’nin gündemine oturacak gibi görünüyor. Dolayısıyla, kredi kuruluşlarının son dönemde mali disiplinle ilgili uyarılarına yaz ortasında cari açık ve enflasyon uyarıları da eklenebilir. Demirkol, piyasaların da haziran ortasından itibaren, kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmelerinden daha fazla etkilenmesini bekliyor.

 


forivia

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir