Referandum, OHAL ve Trump’ın 100’üncü günü

Yılın ikinci çeyreğine referandum gölgesinde giren piyasalarımız için referandum sonrası ortaya çıkacak siyasi tablo netleşene kadar kalıcı bir trend oluşmasını beklemiyoruz. Olumlu koşullarda yeni bir pozitif trend yakalanabilir…

YILIN ilk çeyreği geride kalırken Borsa İstanbul en iyi performans sergileyen borsalar içinde yer alırken, TL tam ters yönde sıralamada kendine yer buldu. Borsa İstanbul’un bu pozitif performansında son yıllardaki zayıf performans nedeniyle ortaya çıkan düşük çarpanlar, global konjonktürün de pozitif olması nedeniyle alım iştahını artırması etkili oldu. Bunun yanında ekonomiyi canlandırmak için alman tedbirlerin de etkisinin hissedilmesiyle birlikte, pozitif hava genele yayıldı ve BIST-100 yılın ilk çeyreğini yüzde 13.83 getiri ile 88.947’den tamamladı. TL tarafında ise, 2016’nın son çeyreğinde FED faiz artışı beklentisi ve Trump etkisi ile birlikte, TCMB’nin faiz artırımından kaçınacağına yönelik beklentiler ve piyasada kulaktan kulağa yayılan temeli olmayan birçok söylentinin neden olduğu panik fiyatlaması yılm ilk haftalarında dolar/TL’de 3.94’ün görülmesine neden oldu. TCMB’nin fonlama maliyetini sert bir şekilde yükseltmesi ve TL likiditesini kısması, TL yılın ilk günlerinde yaşadığı bu kaybı büyük oranda geri almasını sağlasa da, dolar endeksinin yılbaşına göre gerilediği bir dönemi, TL dolar karşısında yüzde 3 civarında bir değer kaybı ile tamamladı.

Yılın ikinci çeyreğine referandum gölgesinde giren piyasalarımız için referandum sonrası ortaya çıkacak siyasi tablo (erken seçim olup olmayacağı, kabine/hükümet değişikliği) netleşene kadar kalıcı bir trend oluşmasını beklemiyoruz. Referandumu atlatan piyasalarımız yakın bir dönemde yeni bir seçim belirsizliği yaşamayacağına ikna olur ve uluslararası toplumla olan gerginliklerde azalma sezecek olursa yeni bir pozitif trend yakalayabilir.

Bu durumda yılın geri kalanında BIST-lOO’de 93.500 civarında bulunan tarihi zirve rahatlıkla yenilebilir. Aksi durumda yılın ilk çeyreğinde görülen zirveler, yılın geri kalanı içinde zirve seviyeler olarak kalabilir ve BIST-lOO’de olası düzeltmelerde 80.000’e yakmsanabilir. Dolar/TL’de ise referandum öncesi genel olarak 3.55-3.75 bandındaki salmımm devam etmesini bekliyoruz. TCMB’nin sıkı duruşu yukarı yönlü sert hareketlerin önünü keserken, FED’in yılm geri kalanında da en az iki faiz artışı yapacağına yönelik beklentiler aşağı yönlü marjları sınırlamakta. Bu nedenle tek yönde bir trend oluşumundan daha çok, geniş bir kanal içinde dalgalı bir seyir izleme olasılığının kuvvetlendiğini düşünüyoruz.

BÜYÜME BEKLENTİLERİ AŞTI

Cuma günü açıklanan 2016 dördüncü çeyrek beklentileri, piyasa beklentilerini aşarak bir önceki yılm aynı çeyreğine göre yüzde 3.5 olarak gerçekleşti. Böylece yıllık GSYH, zincirlenmiş hacim endeksiyle 2016 yılında bir önceki yıla göre yüzde 2.9 arttı. Büyümede önceki yılda olduğu gibi 2016’da da devlet harcamaları başı çekti. Üst üste gelen iç ve dış negatif şokların ardından, Türkiye ekonomisinin 27 çeyrek süren kesintisiz büyüme performansı 2016 üçüncü çeyreğinde yıllık bazda gözlenen 1.8 oranmdaki daralma ile sonlanmıştı. Katkının büyük bölümünün devlet harcamalarından gelmesine karşın, üçüncü çeyrekteki bu daralmanın ardından piyasa beklentilerinin üzerinde gelen bu büyüme piyasa için de moral olacaktır.

2017 yılının ilk çeyreğinde de iktisadi faaliyetlerdeki ılımlı iyileşmenin devam ediyor olması, 2017’ye yönelik büyüme tahminlerinin de referandum sonrasında yukarı yönlü revizeye uğrama ihtimalini artırdı. Bu nedenle siyasi ve jeopolitik riskler azalacak olur ise, makro ölçekte de Türkiye’ye yönelik olumlu yorumların sayısında artış görebiliriz.

REFERANDUM VE OHAL ÖNEMLİ BAŞLIKLAR

Türkiye tarihinde gerçekleştirilen altı referandumdan beşi kabul ile sonuçlanırken, 1988’de seçimlerin bir yıl öne alınması için yapılan referandumdan hayır sonucu çıkmıştı. 1961 ve 1982’de darbe anayasalarının oylandığı referandumları göz ardı ettiğimizde 1987,1988, 2007 ve 2010 referandumlarının doğrudan piyasa üzerinde bir etkisi olduğunu söylemek çok mümkün değil. Koşullan birebir aynı olmasa da 16 Nisan’da gerçekleşecek referandumun sonucundan ziyade piyasanm bir erken seçim olup olmayacağına yönelik nabzı yoklayacağını düşünüyoruz. Bu nedenle özellikle referandum sonrasında siyasilerin vereceği mesajların piyasada orta vadeli trendi belirleyeceğini düşünüyoruz. Referandumun ardmdan siyasetin normalleşmesine yönelik verilecek mesajlar ve 19 Nisan’da süresi dolacak olan OHAL’in kaldırılması piyasa psikolojisini olumlu etkileyebilir.

NİSAN AYININ ÖNEMLİ BAŞLIKLARI

Nisan ayında gerçekleşecek Avrupa Merkez Bankası (27 Nisan) toplantısına yönelik önemli bir beklenti bulunmazken, 26 Nisan’da gerçekleşecek TCMB Para Politikası Kurulu toplantısı, referandum sonrası gerçekleşecek ilk toplantı olması nedeniyle önemli olacaktır. Önceki toplantılarda verilen mesajlar enflasyonda kalıcı bir iyileşme görülene kadar sıkı duruşun devam edeceği yönünde idi. Referandum sonrası oluşacak piyasa koşullarına göre, enflasyonla mücadele ile birlikte gerekirse finansal istikrara katkı için de ek önlemler söz konusu olabilir. Referandum sonuçlarına yönelik piyasa tepkisi sınırlı kalacak olur ise bu toplantının da önem derecesi azalacaktır.

Yurtdışmda ise 23 Nisan’da ilk turu gerçekleşecek olan Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimleri izleniyor olacak. İlk turda sonuç alınamaması durumunda ikinci turun 7 Mayıs’ta yapılması planlanıyor. Brexit ve İtalya referandumunda olduğu gibi bir anket kazası daha yaşanmayacak olur ise bu seçimlerin de etkisinin sınırlı kalması beklenebilir. İkinci turda çok fazla şans tanınmayan aşırı sağcı aday Marine Le Pen’in seçimi kazanma ihtimali ucundan dahi görülecek olursa başta Euro Bölgesi olmak üzere global ölçüde bir türbülans yaşanabilir.

29 Nisan ise ABD Başkam Trump’m görevi devralmasının 100’üncü günü. Göçmenler ve Obamacare olarak bilmen sağlık reformunun iptali konusundaki vaatleri çeşitli engellere takılan Trump, 100’üncü gün mesajı vermek için vergi reformu çalışmalarını hızlandırabilir. Bu nedenle bu tarihe kadar Trump tarafından bir sürpriz çıkma olasılığı göz ardı edilmemeli. Bu beklenti başta ABD hisse senetleri olmak üzere global ölçüde hisse senetlerini destekleyebilir ancak 100 gününde önemli bir değişime imza atüamayacak olur ise, son haftalarda sorgulanmaya başlanan Trump rallisi sert bir düzeltme sürecine dönüşebilir. Son olarak 16 Nisan’dan sonra ortaya çıkacak siyasi atmosferin, 5 Mayıs’ta değerlendirmesi bulunan kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin kararı üzerindeki etkisi nedeniyle nisan ayının son günleri ve mayıs ayının ilk haftasında S&P beklentilerine yönelik bir fiyatlama oluşabileceği de dikkate alınmalı.

BIST-100 kritik ortalamanın altında

Son bir aylık dönemde 22 günlük üssel hareketli ortalamayı kendisine destek yapan BIST-100 geçtiğimiz hafta Halkbank hisselerinde görülen sert düşüşün de etkisi ile üç gün üst üste bu ortalamanın altında kapanarak negatif bir gürünüm oluşturdu. Bu hafta da bahsettiğimiz 22 günlük üssel ortalamanın da bulunduğu 89.500 endekste takip edeceğimiz en önemli referans noktalarından biri olacak. Bu seviyenin altında kalındığı sürece orta vadeli en güçlü destek konumuna geçen 87.000‘in test edilmesi ile sonuçlanabilir. Önceki haftalarda da ifade ettiğimiz gibi endekste son bir buçuk aylık dönemde oluşan kanalın alt bandı olan 87.000’in kırılması durumunda düzeltme hareketinin çok daha sertleşeceğini düşünüyoruz. Bu nedenle orta vadeli trend için izlediğimiz en önemli seviye de burası. Endekste 87.000-89.500 aralığında oluşan kanaldan önceki, son kanalın 82.000-84.000 aralığında oluştuğunu hafızalarda tutmakta fayda var. Endeks herhangi bir nedenle 89.500 üzerine hacimli bir şekilde yeniden çıkacak olursa, geçtiğimiz hafta görülen sarkma bir ayı tuzağı olarak değerlendirilip alımlar hız kazanabilir. Bu nedenle gerek yukarı yönlü pozisyon alımı için gerekse aşağı yönlü pozisyonlarda burası referans olarak izlenebilir.

Dolar/TL’de kritik seviyeler

Dolar/TL’nin önceki hafta olduğu gibi geçtiğimiz hafta da ağırlıklı olarak 3.60-3.66 TL aralığında dengelenme eğilimine girdiğini gördük. Hafta içinde Halkbank Genel Müdür Yardımcısının ABD’de gözaltına alınmasına yönelik haber akışının etkisi ile 3.6650’yi test eden kur, haftanın son günü Güney Afrika’da kabine değişikliğinin etkisi ile dalgalanan Güney Afrika Randı’nın etkisi ile tekrar yukarı yönlü bir hareket gerçekleştirse de 3.66’yı geçemedi. 3.6650 referandum öncesi izleyeceğimiz ilk önemli direnç konumuna geçti. Bu seviyenin üzerinde kapanışlar görülecek olursa yeniden hızlı bir şekilde mart ayı başında test edilen 3.75-3.78 bandına doğru bir hareket görebiliriz. Bu nedenle yukarı yönlü hareketlerde bu seviyenin izlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Aşağıda ise 3.58-3.60 aralığı ilk güçlü destek bölgesi olacaktır. Olası bir iyimserlikte ay içinde 3.50-3.55 TL aralığı test edilse dahi, bu aralıkta ya da altında kalıcı bir ortalama oluşma ihtimalinin zayıf olduğu yönündeki görüşümüzü koruyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir