Kapat !


Sıkı para politikası ancak dört ay dayandı

Merkez Bankası’nm Para Politikası Kurulu (PPK), geçen hafta yaptığı mayıs ayı toplantısında bir hafta vadeli repo borç verme faiz oranını 50 baz puan indirdi. Daha önce yüzde 10 olan bu faiz oranı yüzde 9,50’ye çekildi. Diğer temel para politikası faizlerinde ise değişiklik yapılmadı. Merkez Bankası’nın gecelik borç verme faiz oram yüzde 12’de, gecelik borçlanma faiz oranı da yüzde 8’de sabit tutuldu.

PPK, geçen ayki toplantısında, normalde pek kullanılmayan geç likidite penceresi gecelik borç verme faiz oranını yüzde 15’ten yüzde 13,5’e indirmişti. Bunun üzerine bu sayfalarda “Merkez, faizde indirim sinyali verdi” diye yazmıştık. Çünkü bu değişiklikten sonra gelecek adınım indirim yönünde olacağı belliydi. Fakat doğrusu bu indirimin bu kadar erken gelmesini beklemiyorduk. Merkez Bankası’nın faiz indirimi için en azından enflasyonda haziran ayında beklenen düşüş gerçekleşene kadar bekleyeceğini tahmin ediyorduk.

İNDİRİM ERKEN GELDİ

Piyasadaki beklentiler de genelde bu yöndeydi. Nitekim CNBC-e’nin önceki hafta banka ve aracı kurum ekonomistleri arasında düzenlediği ankette, 19 katılımcının sadece üçü bu ay bir hafta vadeli repo borç verme faizinde düşüş beklediğini beyan etmişti. Bu erken indirimin neden kaynakladığını bilemiyoruz.

Merkez Bankası’nın açıklamasında gerekçe olarak şunlar söyleniyor: “Son dönemde azalan belirsizlikler ve risk primi göstergelerindeki iyileşme sonucunda tüm vadelerde piyasa faizlerinde düşüşler gözlenmiştir. Bu çerçevede, bir hafta vadeli fonlama faizinde ölçülü bir indirime gidilmesine karar verilmiştir. Kurul, getiri eğrisinin bu karardan sonra da yataya yakın seyretmesi ile para politikasındaki sıkı duruşun devam edeceğini değerlendirmiştir.”

Ancak bu ifadeler çok da fazla bir şey anlatmıyor. Para politikasındaki sıkı duruşun devam etmesi isteniyorsa, faizlere hiç dokunulmadan bu sağlanabilirdi. Merkez Bankası gibi bir kurumun siyasi baskılarla hareket ettiğini düşünmek istemiyoruz ama bu indirim tam da böyle gibi görünüyor. Nedeni ne olursa olsun, bu erken indirim, Merkez Bankası’nm 28 Ocak’taki şok faiz artışıyla kazandığı kıedibilitenin önemli bir bölümünü götüreceğe benziyor.

EKONOMİYE ETKİSİ

Bu erken indirim yerel seçim sonrasında gevşemeye başlayan piyasa faizlerini biraz daha aşağıya çekecek gibi görünüyor. İndirim burada kalırsa ekonomiye etkisi sınırlı olur. Fakat devamı gelirse iç talepte yılbaşında başlayan zayıflama frenlenebilir. Bu da ekonomideki yavaşlamayı sınırlayabilir. Ekonomideki yavaşlamanın sınırlanması işsizlikte beklenen yükselişin önüne geçebilir. Fakat enflasyon ve cari açık olumsuz etkilenir. Ekonomideki yavaşlama durursa, toplam talep koşullarının enflasyon baskılarını sınırlaması mümkün olmayabilir. Ekonomideki yavaşlamanın durması ithalatı yeniden yükselteceği için cari açık da tekrar yükselişe geçebilir.

Geçen ay yüzde 9,4’e kadar çıkan tüketici enflasyonu muhtemelen bu ay yüzde 10’u bulacak. Fakat olumlu “baz etkisi” sayesinde haziran ve temmuz aylarında düşmesi bekleniyor. Merkez Bankası, bu olası düşüşün yılın ikinci yarısında da devam edeceğini tahmin ediyor. Fakat özellikle ekim ve kasım aylarında devreye girecek olumsuz baz etkisi nedeniyle bunun gerçekleşmesi zor görünüyordu. Yılın ikinci yarısında enflasyonda düşüş yaşanması için, söz konusu olumsuz baz etkisinin devreye gireceği zamana kadar fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın önüne geçilmesi gerekiyor. Fakat Merkez Bankası daha enflasyon düşüşe geçmeden para politikasını gevşetmeye başlayarak bu bozulmayı kırma şansını zora sokmuş bulunuyor.


forivia

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir